İnsanlar şaşkın gezer,ihanette buhranda,
Bu gemi nasıl yüzer,Nuh olmadan tufanda.
Bir delili gerekmez mi,cevher yüklü kervanda,
Dağları terk etmezimi,eğlenirmi yabanda.
Mesafeler olmadan,sensiz senin yanında,
O senden ayrılmadan,dolaşıyor kanında.
Aşık1n sermayesi,aşk olur bu meydanda,
Aşık pervane gibi,ateş ona ikramda.
Utanma örtüsü edep yüzünden
Sıyrılan kendini, âlâ sanıyor.
Binlerce eğrilik çıkar düzünden,
Doğrusu; doğruyu yanlış tanıyor.
Küçükte saygı yok, büyükte şefkat,
Bizi biz eden Allah,bizde bizsiz devranda,
O Mülkünde padişah kullarını seyranda.
Her iş hikmet tahtında,karanlıkta niran da,
Mana sözün altında,hazineler viranda.
Bir insan gücünü Hak’tan alırsa,
Hukukun özüne doğru varırsa,
Verdiği sözlere sadık kalırsa,
--Erlik kervanına oda katılır,
--Her derdin üstüne devrim yapılır.
Sema edip pervaneler misali,
Bülbül güle, gül dikene dolanır.
Muhabbetle arzulayıp visali,
Bülbül güle, gül dikene dolanır.
Üç cemrede toprak tava geldi mi?
Cepler delik, boş bir cüzdan,
Eğlenmiyor para bizde.
Ölçüp biçer tartar vijdan,
Kanaat var, var'a bizde,
Yok olana dövünmek yok
Gel ey gönül, el çek vardan,
Dal yokluğa, nema’yı gör.
Cümle esma, her asardan,
Dal kesrete, fena’yı gör.
Galaksiler yüzüyorken,
Bana hiçbir şey vaat etme sakın,
Gün olur O dünkü sözler değişir.
Görünmez; görünen çok şeyden yakın
Bakışlar,görüşler,özler değişir.
Bazen akıllısın,bazen da deli,
Pabuç bile olamazken ayak ta,
Sanırdım, pirime abaydım, şaldım.
Haddimi anladım, bunca dayakta,
Hakikat dersimi, ben ondan aldım.
Dağ başında bulup, elimden tuttu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!