“İnsanlar uykuda” diyor peygamber.
İşte bahar size, uyanma yeri,
“Ölünce uyanır” imalı haber,
Şahitlik ediyor, inanma yeri.
Döndü yine mevsim, kıştan bahara,
Etle kemik, kanla ilik,
İnsan bunun neresinde
Çok aradım didik didik,
İnsan bunun neresinde.
Fizyolojik çatıda mı,
Topraklardan, türlü ottan geçerek,
Kat ettiği süreçleri bilen yok.
Zaman mekân, coğrafyayı seçerek,
Şu dünyaya istemiyle gelen yok.
Yolculukla, yolu akıl almıyor,
Karanlık gölgenin sahnesindeyiz.
Adam gibi adam hasretindeyiz.
Cin mi,şeytan mı,insan mı neyiz?
Bu nasıl oyun ki zıtlıkta zıtlık,
Şu insan selinde insana kıtlık.
Kimyada değişimler, fizikte çarpışmalar,
Moleküler yapılar, bütün evren kâinat.
Nedenler nasıllarda bilimsel tartışmalar,
Kusur yok ki gereksin, bu âlemde tamirat.
İnkâr ikrar arası, fikirde sapışmalar.
“Ol” emrini duyurunca,
Cümle varlık ayan oldu.
Halkı murat buyurunca,
Kendi zatı pinhan oldu.
Hayat ilim iradesi,
Akşam olur güneş gider buradan,
Ay doğunca karşılarsın oradan,
Mesafeler kalktı artık aradan,
--Alo dersen yanındayım yaralım,
--Sen üzülme, canım bahtı karalım
Ömür yolu yokuş dolu, her nefes bir basamak,
Billur gibi hava gider, ansızın tozan gelir.
Beklentiyle orantılı, kolay değil yaşamak,
Temkin yetmez, takdir olur, tedbiri bozan gelir.
Hele birde, aksayarak, bozulursa düzenler,
“ Kuşkusuz Allah kendi yolunda
Kurşunla kaynamış binalar gibi,
Saf bağlayarak savaşanları sever”(61–4)
Saflar arasında açılan gedik
Şeytana yol açmak demek,
Oysaki yol tektir,
Acı çekerken bile, zevklerini tattığım,
Didelerim ağlasın, varsın yüzüm gülmesin,
Âlemlerin Rabbidir, ilah diye taptığım,
Canım feda olsun da, cananım üzülmesin.
Rahleyi peygamberde, okuturken kuşdili,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!