"Keşke baytar olsaydım"
Benim kutlu, nazarımda, üç kuruşluk zibidi,
Şöhret denen illeti var, beni baytar sanıyor.
Şimdi domuz oldu san ki, ilk bakışta it idi,
Gönlümü ferhat ettin, Şirin deyip durmuştum,
Sevdadan külünk yapıp, aşk dağına vurmuştum,
Her saniye vuslata saatimi kurmuştum,
Zembereği tutulmuş, ne kadarda geç çaldı,
On üç yıl bitmesine üç aylık zaman kaldı.
Ben bir ana babadan
Âdem olup gelenim
Bir cenahtan nokta
Bir cenahtan evrenim
Ben
“Değerli gönül dostum
Mehmet Şeref hoşaf beye”
Zan ederler ki bizi, şiirle uğraşırız,
Ustaların işidir, hecelere can vermek.
Biz gönül kuyusundan, çıkanları taşırız,
İnsanda Kâbe’yi göremeyenler,
Uzza’ya, menat’a, lât’a dursunlar.
Bir gönül sırrına, eremeyenler,
Mümkün mü? Yönünü Zat’a dursunlar.
Onların atadan, kalmadır dini,
Hakikati, bilen varsa anlatsın,
Hikâyeden, rivayetten bıkmışım,
Yağmasa da, hiç değilse damlatsın,
Ham sözlerden, bidayetten bıkmışım.
Bakıp, bakıp, riyakârın yüzüne,
Yıkım imha uzmanları,
Devirmekten bıkmıyorlar.
Haramzade azmanları,
Semirmekten bıkmıyorlar.
Kart horozu feriği de,
Kokusu geliyor anne sütünün,
Ağzından düşmemiş meme be çocuk.
Altmışta birisin sanki bütünün,
Bu ne tiryakilik, eme be çocuk.
Galiba ziyade açtık makası,
Suça toplum iter, bireyler işler,
Kasıt olmasa da, ferdî sanmayın.
Biri damga vurur, bin kişi fişler,
Yayı üç beş kişi, gerdi sanmayın.
Kuvvetler farklıdır, az değil, çoklar,
Yaş altmışa, ya da yetmişe gelse,
İlahi kurgudur, cinsellik ille.
İnsanlar insanı, insanca bilse,
Tarife ne gerek, dudakla dille.
Fiziğin fiziğe koşarcasına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!