Sohbet ortamında, ünsiyet yoksa
Lüzumsuz muhabbet, bar gelir bize.
Gıybet, dedi kodu, kılükal çoksa,
Böylesi mekânlar, dar gelir bize.
Frekans bozulup, meşrep uymazsa,
Çekilip gitmişler hafızamızdan,
İncelik nezaket neydi? Unuttuk.
İzleri kaybolmuş rabıtamızdan,
Güzellik, zarafet neydi? Unuttuk.
Hor bakarız ülküye de dine de,
Kalleşi kafana takma birâder,
Mertleri, nâmerde çatan, utansın.
Edepten, erkandan, hâlden habersiz,
Fazilet yolundan şaşan, utansın.
Niyeti bozuğun ipi çözülmez.
Ben uyurken seherde,
Eller çoktan uyanmış.
Bağlarda bahçelerde,
Güller çoktan uyanmış.
Diyar diyar dolaşan,
Geleceğe dönük zaman kipiyle,
Ceklemeyi, ceklemekten usandım.
Kopukluğu çaresizlik ipiyle,
Eklemeyi, eklemekten usandım,
Steplerin yaman olur şaplağı,
Beynimdeki her kıvrım, birer kördüğüm olmuş,
İçlerine cinnetlik, kaygı virüsü dolmuş,
Gönlümdeki gülleri veledi şeytan yolmuş,
Bir hayli rızık çıkmış, öfkeye de kine de.
Vesvesenin devleri, sinsi sinsi yaklaştı,
Dedi kodu, kılükaldan bıkmışım,
Kim nelere, neden dalmış bana ne.
O dükkândan, yıllar önce çıkmışım,
Hırlı ya da, hırsız çalmış bana ne.
Her kim ola, görmemişse fendini,
Üç gözüm var, hakikati görmeye,
Bir başımda, bir kalbimde, bir canda
Bakıp, görüp, esrarını dermeye,
Bir başımda, bir kalbimde, bir canda
Madde görüp, mana bulan, öz olan,
Yıllar önce kalkarken, gönül treni gardan,
Şen ruhumu gurbetin, geren sesini duydum.
İçime hasret çoktü, ayrılırken bu şar'dan,
Yüreğimi sızlatan, sren sesini duydum.
Bu zorlu seyahate, çıkışım emirden di,
Klasik sözlerden, geçelim hele,
Aslında, Ramazan bir ömür ayı.
Batılın yerine, hakikat gele,
Ruhlarda er olsun bayanı bayı.
Orucun özüdür, gerçek kıyamet,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!