Tedbirini sağlam al,
Takdir ile yarışma.
Ne diyorsa orda kal,
Kaderinle tartışma.
Şayet düşersen dara,
Ah kadın milleti, ah şu erkekler,
Cinsi lâtiflere, ne diller dökmüş.
Utangaç tavırlı, hele ürkekler,
Sevgili önünde, diz üstü çökmüş.
Kimi “selvi boylum” diyerek söze,
Genetik dokularla, anatomik yapımız,
Âdem, Havva, şeytandan, bizlere miras kalan,
O günden bu güne dek, nefisle ruh çatımız,
Güzel ahlak, kötü huy, helal haram ve yalan.
Üst üste bina gibi, iyi kötü katımız.
Acelen ne biraz bekle, akıbet,
Karanlığı boğar boğmaz gelirim.
Kaçamam ya, yine beni takip et,
Ay ufuktan doğar doğmaz gelirim.
Ne saat var, yaşayacak önümde,
Karşılıksız kalmaz hiçbir iyilik,
Kıymetini bilen, olur elbette.
Veren el üstündür, yoksa ikilik,
Yerine kat be kat konur elbette.
İyilik yapana yakışmaz övünç,
Karşılıksız kalmaz hiçbir iyilik,
Kıymetini bilen, olur elbette.
Veren el üstündür, yoksa ikilik,
Yerine kat be kat, konur elbette.
İyilik yapana yakışmaz övünç,
“Ol” emrini duyurunca,
Cümle varlık ayan oldu.
Halkı murat buyurunca,
Kendi zatı pinhan oldu.
Hayat ilim iradesi,
Önce idam edipte, sonra yargılayanlar,
Bu vebalin yükünü, kırk yılda kaldıramaz.
Rejimi diktatörlük, gibi algılayanlar,
Kendileri kansa da, milleti kandıramaz.
Asırlarca “devletin malı deniz” dediler,
Tek kişilik değil, dünya sahnesi,
Çoklukta birliği, bulmaktır hüner.
Başlara beladır, rolün sahtesi,
Kişi; olduğunca, olmaktır hüner.
Evrendeki çarklar, dönmez feleksiz,
Yalın ayak, baş kabak, hüzün dolu çöllerden,
Gidiyorum meçhule, Bağdat değil, Şam değil.
Serap görmem mazurdur, uzaktayım göllerden,
Bu Leyla, Mecnun gibi, bir efsane nam değil.
Bata çıka yürürüm, dertlerim kalkar şaha,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!