Gel ey gönül Hakkı bulayım dersen,
Arifler sırrına ermeye çalış.
Her iki cihanda güleyim dersen,
Hakikat yüzünü görmeye çalış.
Kudüs’ü,Mekke’yi,Dünyayı gezde,
Her kim baksa, göz kamaşır, göremezler edanı,
Can yurdumsun, can devletim, Cihanımsın Dilara.
Hissedemez, anlayamaz, duyan olmaz sedanı,
Gönül şehri sarayında, nihanımsın Dilara.
Kâh burada, kâh orada, ora işte nah burada,
Gönül girdapları burgu gibiyken,
Kim nerden bilecek? hangi temada.
Akıl boz bulanık, kuyu dibiyken,
Fikrin bataklığı, nahoş edada.
Allah dileyince, yoğu var eder,
Gönül cevherine ulaşılmadan,
Acılar,sevinçler paylaşılmadan,
İnsanca yaşamak anlaşılmadan,
Hayvanca yarışlar üzüyor beni.
Hakikat sahnesinde,
Gölgeyi oynuyoruz.
Gövdenin bahçesinde,
Gölgeye doymuyoruz.
Gaflet bizi uyutmuş,
Ya Rabbi, ne güzel kulların varmış,
Benden kötüsüne rastlayamadım.
Herkesi halince fazilet sarmış,
Ben kara yüzümü aklayamadım.
Gönül sarrafıyla dolu bir çarşı,
Sen ne günah işledin, bağışlanmaz biçimde,
Vijdanından gelen ses, hesabını soruyor.
Kendinle yüzleşerek, yargı kurdun içinde,
Omuzunda ağır yük, günden güne yoruyor.
Girdin haram bahçeye, çiçekleri yokladın,
İyilik unutulur, kötülükler talipsiz,
Senlik benlik savaşı, sürüp gider galipsiz.
Aydınlarla enteller, bu savaşın amiri,
Üretilen kargaşa, kolay değil tamiri.
Altmış beşi geçti yaşım,
Olumsuzluk ol göründü.
Nice zaman dardı başım,
Şimdilerde bol göründü.
Hayat didik didik ditti,
Bir dostum vardı,
Kalbimi yardı,
Kezzapla sardı,
-Vay dedi gitti,
-Muhabbet bitti.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!