İç anadolumuzun, çevresi düşman dolmuş,
Yedi düvel kurtları, saldırıyor her yandan.
O günde, o dev çınar, kuruyup bir dal olmuş,
Yeşermeyi beklerken, fidanlardaki kandan.
Tarih tekerrür edip, en acı devran düşmüş,
Mehmetciklere zafer, bizede bayram düşmüş.
O uyumaz, hep uyanık,
Bir an bile,yatışı yok.
Gaflet ile beşer sanık,
Onun doğu, batısı yok.
Var edişi emeksizdir,
Acı çekerken bile, zevklerini tattığım,
Didelerim ağlasın, varsın yüzüm gülmesin,
Âlemlerin Rabbidir, ilah diye taptığım,
Canım feda olsun da, cananım üzülmesin.
Rahleyi peygamberde, okuturken kuşdili,
Nedir başındaki esen fırtına?
Eziyet meydanı, sana mı kaldı?
Dağlar mı yüklendi, nazik sırtına?
Musibetler yolu, yokuşa saldı.
Merhamet evini, ateşler sarmış,
Akil insanlara, doğruyu sordum,
Sen cahilsin aklın ermez dediler.
Kalbimin sesiyle diyalog kurdum,
Er olan ipleri, germez dediler.
Mevlâ’dan istedim mertçe affımı.
Kim bilmiş ceddini, asıl soyunu,
Yaymış mı yan yana, kurtla koyunu,
Hayatın kendisi gölge oyunu,
Ona da aldanma hile diyorlar.
Ulema zenginde, derviş fakir mi?
Ne kadar istismar edilse bile,
Zahmete rahmettir çekilen çile,
“Mübarek” diyoruz, nasırlı ele,
-Minnetsiz yaşasın, düşmesin derde,
-Bizce çok kutsaldır, emekte, terde.
İstemem senden gayri, ne can, ne dost, ne yâr,
İstek küpü dünyalık, olanlardan eyleme.
Huzurum sende daim, seninleyim bahtiyar,
Aşk dururken seraba, dalanlardan eyleme.
En nihayet beşerim, unutur yanılırım,
Muhammedi özleyenler, AS
İçlerine bir mum yaksın,
Yollarını gözleyenler,
Şaşı değil, doğru baksın.
Ebu Bekir, Ömer Osman,
Şimşekler misali, yıldırım gibi,
Gönül semasında, çakar ramazan.
Takva deryasının, derindir dibi,
Müminlere onur, vakar ramazan,
Günah sevap, damarları dağlanır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!