VAİZ
Beden cami ise, başında kürsü,
Nefsin her uzvuna vaiz değil mi?
İstekler balyozun, kalbinde örsü,
Dilin kepçe gibi bariz değil mi?
İnsan bana ad olmuşsa,
Etle kemik, deri miyim?
Herkes her de, hep bulmuşsa,
Ben onlardan geri miyim?
Mümkün olsa safa dizsem,
Kaderime inancım tam,
Kalp mudmain, gayri ne gam,
Çok şükür us, kalmadı ham.
Hak'tan gelip Hakka gidiş,
Vesileyle olur her iş,
Bir koku aldım ki ondan mest oldum,
Girdim o kapıdan edalar varmış.
İndim mahzenine küpünü buldum,
İçtim ki içinde Sefalar varmış.
Başımı döndürdü sarhoşluk bu ya,
Binlerce, yeniden umut yeşerir,
Bütün umutların, bittiği yerde,
Dağ gibi dert olsa bir anda erir,
“Kün” der, muhtaç etmez, namerde merde.
Bir kapı kapasa, onlarca açar,
Sohbet ortamında, ünsiyet yoksa
Lüzumsuz muhabbet, bar gelir bize.
Gıybet, dedi kodu, kılükal çoksa,
Böylesi mekânlar, dar gelir bize.
Frekans bozulup, meşrep uymazsa,
Çekilip gitmişler hafızamızdan,
İncelik nezaket neydi? Unuttuk.
İzleri kaybolmuş rabıtamızdan,
Güzellik, zarafet neydi? Unuttuk.
Hor bakarız ülküye de dine de,
Kalleşi kafana takma birâder,
Mertleri, nâmerde çatan, utansın.
Edepten, erkandan, hâlden habersiz,
Fazilet yolundan şaşan, utansın.
Niyeti bozuğun ipi çözülmez.
Ben uyurken seherde,
Eller çoktan uyanmış.
Bağlarda bahçelerde,
Güller çoktan uyanmış.
Diyar diyar dolaşan,
Geleceğe dönük zaman kipiyle,
Ceklemeyi, ceklemekten usandım.
Kopukluğu çaresizlik ipiyle,
Eklemeyi, eklemekten usandım,
Steplerin yaman olur şaplağı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!