Beşikten başlayıp ölüme doğru,
Yollar var meçhulde,bilinmez yollar.
Bazen fırtınalı,bazen dupduru,
Yollar var nasıldır,sorulmaz yollar.
Dorukları aşıp geçitler veren,
Meçhul bir geleceğin, can suyundan içmişim,
Derinlere daldıkça siliniyor geçmişim,
Yaşadığım hayatın, neyini ben seçmişim?
-Kaderle paralelmiş, iki ayağım raya,
-Aklım önümde engel, fikirler kalmış yaya.
Riyâkarın yüzümüze yüzünün,
Gülmemesi gülmesinden hayırlı.
Hainlerin hain bakan gözünün,
Görmemesi,görmesinden hayırlı.
Bildiklerin, akrabanın akrepçe.
Şu sırasız okullarda,
Sen yoruldun, ben yoruldum.
O kulvarda, bu kulvarda,
Sen yoruldun, ben yoruldum.
Yokuşlardan ine çıka,
Binlerce, yeniden umut yeşerir,
Bütün umutların, bittiği yerde,
Dağ gibi dert olsa bir anda erir,
“Kün” der, muhtaç etmez, namerde merde.
Bir kapı kapasa, onlarca açar,
Sohbet ortamında, ünsiyet yoksa
Lüzumsuz muhabbet, bar gelir bize.
Gıybet, dedi kodu, kılükal çoksa,
Böylesi mekânlar, dar gelir bize.
Frekans bozulup, meşrep uymazsa,
Çekilip gitmişler hafızamızdan,
İncelik nezaket neydi? Unuttuk.
İzleri kaybolmuş rabıtamızdan,
Güzellik, zarafet neydi? Unuttuk.
Hor bakarız ülküye de dine de,
Beynimdeki her kıvrım, birer kördüğüm olmuş,
İçlerine cinnetlik, kaygı virüsü dolmuş,
Gönlümdeki gülleri veledi şeytan yolmuş,
Bir hayli rızık çıkmış, öfkeye de kine de.
Vesvesenin devleri, sinsi sinsi yaklaştı,
Dedi kodu, kılükaldan bıkmışım,
Kim nelere, neden dalmış bana ne.
O dükkândan, yıllar önce çıkmışım,
Hırlı ya da, hırsız çalmış bana ne.
Her kim ola, görmemişse fendini,
Geleceğe dönük zaman kipiyle,
Ceklemeyi, ceklemekten usandım.
Kopukluğu çaresizlik ipiyle,
Eklemeyi, eklemekten usandım,
Steplerin yaman olur şaplağı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!