Yoksulun sırtına binen binene,
Şaşıp kalıyorum, kim kime borçlu?
Adalet kılıcı, batar sineme,
Hukuk arıyorum, kim kime borçlu?
Hiç kimsenin haklarını yemeden,
Çoluk çocuk baba ana/ Kimler kime muhtaç değil?
Arif olsak izden yana/ Kimler kime muhtaç değil?
Öğrenen mi öğreten mi/Uzuvlar mı, can mı ten mi?
Sizler bizler, sen mi ben mi/ Kimler kime muhtaç değil?
En nihayet insanım, kırılmama lüksüm yok,
Şu koskoca dünyayı dar edene kırgınım.
Bin parçaya bölündüm, kırık, çıkık, çatlak çok,
Cennet gibi gönlümü, nâr edene kırgınım.
Suyuna sel karışmış, eğrinin de düzünde,
İşte gidiyorum ey mavi gözlüm,
Bana gurbet eller zülüm olsa da.
Ay gibi bakışlım, ey güneş yüzlüm,
Unutamam sonum ölüm olsa da,
Evlilik yılımız tam kırka bastı,
Her kapıya anahtar,
La ilahe İllallah,
Her gönül e silahtar
La ilahe İllallah,
Sözün mânası ulu,
Malda onun, mülkte onun hükümde,
Söz düşer mi? benim gibi cahile.
Kuvvet onun, kudret onun, yükümde,
Yakışır mı öğünmemiz? Mal ile.
Ekilen ekine bir talan vurur,
Mal cimrilerde, silah korkakta,
Fikir’de zayıfsa, düzen kurulmaz.
Suçlu senden özgür, gezer sokakta,
Cürüm işlemekten, bıkıp yorulmaz.
Böylesi olanlar, yoldaşın değil,
Masal olmuş gidenler veyahut ta efsane,
O görkemli saraylar, sultan nerde, han nerde?
Ölümsüz iz bırakan, milyarlarda kaç tane?
O muhteşem saltanat, şöhret nerde, şan nerde?
Maziye çamur atan, köpekler boşa ürer,
Sürüp gitmez sonsuza, şifa bekleyen sancım,
Bu gönül ağrıları, elbet bir gün geçecek.
"Şeytanın orduları" diyor benim inancım,
Kanayan yüreğimden, ellerini çekecek.
Ruhuma ebediyyen, veda ederken çile,
Meçhulden meçhule giden yollarda,
İnsanlar trene, ne zaman bindi?
Sonra görünmezler, hiçbir kulvarda,
Hangi istasyonda, ne zaman indi?
Kaderle paralel demir raylardan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!