Burnumda tütüyorsun, bû diye dönüyorum
Çöllerde susuz kaldım su diye dönüyorum
Vur hançeri aşk ile sil hırkamla kanımı
Hâk edip benliğimi yu diye dönüyorum
Sevdâna düşeliden hâlim harâba düşdü
Ayağım meyhâneye dilim şarâba düştü
Ayık gezerim sanma aklım sahrada Mecnûn
Tığ teber Şah-ı Merdân Leylâm türâba düşdü
Sen aşka dair bir söz, ben de kitab olsaydım
Dudağından renk alan nâmeye bâb olsaydım
Bu sırçadan kalbime akıtıp da terini
Gözümden akan yaşla karıp gülâb olsaydım
Burası dünya dârı , yar belletir ağyarı
Ko bunda bütün varı, Hak de Hak olsun gitsin
Çokluk aldatır bizi, kaybolmuş zira izi
Dalgasızdır denizi,tek de tek olsun gitsin
Oyalanma yollarda, bir gün yaşadın gör geç
Marya, Hans yahut jo'ydu önceki adın gör geç
Yapıp yıktıklarının arasında gezinme
Arifler köyüne gel erkek ya kadın gör geç
İşitin ey yarenler Gazzeye figan düştü
Kan revan içindeki genç düştü sıbyan düştü
Toz dumana karıştı semâ barut kokusu
Vuruldukça masumlar gökten kudsiyan düştü
Her batan gün ardından bir ay doğar geceye
Nur verir hiç şüphesiz zulmette yâr geceye
Kaç Yakubun gözüne ağlamaktan ak düştü
Erişmedi Yusuf'un dilinde zar geceye
Bir çerağ yak gönlünde
Hu diye koşarak gel
Yansın bırak gönlün de
Su diye coşarak gel
Aynayı sil yaş ile
Oyalanma zâhirde
Gel bir de içinden bak
Çokta değil o birde
Gel bir de içinden bak
Hayale aldanma gel
Gel genişle genişle içine cihan sığsın
Sığ yerlerde dolaşma kafir müslüman sığsın
Zaman perdedir gülüm şunu iyi yorumla
Allah anda bilinir her zamana ân sığsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!