İki gözlü, bir özlü, topraktan bir haneydi
Doğduğum evde herkes hanımefendi beydi...
Yüz elli beş yaşında bir ak sakal gibiydi
Köyde fakirhanemiz zamana boyun eydi
Haramilere kaptırmaz gönül yükünü aşıklar
Nefsin yokluk kılıcıyla kazır kökünü aşıklar
Emmarenin uykudayken basar şehrini acımaz
Vakt-i seher binip ata yapar akını aşıklar
Hayât-ı câvidânı eğer bulmak istersen
Al yudumla su gibi bir bûse dudağından
Gez dolaş muhabbetle kokla yokla gülünü
Kopar meyvelerini sevgilinin bağından
Hızra yoldaş olursan toslamazsın duvara
Hınzır izinden giden düşer çıkmaz çukura
Şaşırma gel, dar yola sapma rayından çıkma
Bu çıkmaz sokaklara giren nereye vara?
İçine bak dışına bak
Dışı halktır içi hep Hak,
Deme şu kara yahut ak
Dışı halktır içi hep Hak,
26 Ağustos 2024
İçimde bir ses var inceden
Dile söze dökülmeyen
Bir hecelik yâr inceden
Küle köze dökülmeyen
Endazeye gelmez bu ses
İşi Hak'tan bil
Hükmüne eğil
Başkası değil
İçinde O var.
İkiye düşme
Sen yeter ki yola düş yollar var yol içinde
Bir kılavuz bulunur, kullar var kul içinde
Kaderinde Musa'ya yoldaş olmak var ise
Firavn ona ne yapsın feyz-i Hak sal içinde
İn sana gel, insana gel
Neyin varsa yan yana gel
Ten dediğin bir elbise
Soyun ondan da cana gel...
insan olmazsa kişi
Zordur mahşerde işi
Kara libas giyer de
Önüne düşer başı...
Poşet peşinde koşar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!