Sev de sevmediğini, ölmeden ölmeye bak
Sen ne kadar güzelsin deyip de olmaya bak
Her şey yerli yerinde içinde sahibi var
Sen izle yolunca gel Hakka yol bulmaya bak
Her dem tazedir vahy-i Hak,
İnip duru, inip duru...
Gönüller Tûr, her şecer bak
Nûr-ı Hak'la yanıp duru
İçen bâdeyi Hızır’dan
Âlemde âdem
Vardır hep dedem
Gel düşün bir dem
Gizlidir onlar
Sözleri Hak'tır
Şavkı gözlere vurmuş gökten inmiştir zirâ
Nur Muhammed nûrudur taşıyabilmez Hirâ
O nûr yaktı yandırdı Mûsâ çıkınca Tûra
Ateşinde al onun, kelâmında bal onun
Vücûd onun varlıkta, elif ve mim dal onun
Öyle değil, öyle değil.
Sen bir gizli hazinesin
Şöyle gir içeri eğil
Sen bir gizli hazinesin
Seni kendinden yarattı,
Özü birdir sureti çok
Bu gözlerle görülmez ha!
Devreden kendi âlemde
Gelir gider yorulmaz ha
Boş boş dolaşma serseri
Hak yolunda olamaz Hızra yoldaş her Musâ
Bu ilahî oyunda kılıca döner asâ.
Niçin gemiyi deldin duvarı niçin yıktın
Bu çocuk niçin öldü pek çok soru hülasa...
Eyâ canlar bu âlemin bilin bir sahibi vardır
Eder kılar, yapar işler, bütün âleme O yârdır
Bizimkisi lâf u güzâf, bir vehimdir, âh u zârdır
Ne Amerika ne İsrail plan yapar bu âlemde
Bütün olmuş olacaklar demdir yaşayan Âdemde
Sevenlerine Tuhfe gülzâr içinde bir gül
Bimâristâna şifa Hakk'a ulaşan gönül.
Erenlerin gözdesi Seriy’le hem-asr idi
Tecrîd odası onun cennetten bir kasr idi
Başladılar hepsi virde
Yola çıktılar seherde
Derman olmak için derde
Yolu aşkla boyadılar
Dili aşkla boyadılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!