Erenler dertliyiz dermân isteriz
Himmet pîrimizden fermân isteriz
Cemâle yolcuyuz Rahmân isteriz
Destûr niyâzımız hemrâz isteriz
Tapduk eşiğinde pervâz isteriz
Ezelde bir tohumdum ben
Nurdan elbiseydi ilk ten
Yoktu varlıktan bir koku
Yoktu çokluk, olup biten...
Tozunu silkele gel içeri arın da gir
Bırak dünya yükünü gam yükün sarın da gir
Katık et kanaatı varlıkta yokluk gözet
Sevgiyi yufka gibi nimet bil dürün de gir
Hasret gidermek için yollara düşüp Tuna
Akıyor nazlı nazlı Budinden öz yurduna...
Araya hicran düştü karadır bahtı onun
Derdini denize der uzanıp avurduna
Türkistan’ın kalbi Ahmed Yesevî.
Aşk ile donatmış tüm gönülleri.
Toplamış başına Alperenleri.
Demiş yiğitlere erlik yolu bu,
Erenler hakiki yârlık yolu bu.
Süzüldük Hak nûrundan
Türküz elhamdülillah
Arındık her kusurdan
Türküz elhamdülillah
Seçti yetmiş iki dil
1. Gazel
Teskin etmiyor beni ovalar dağlar taşlar
Gittiğim her mekanda gözümden durmaz yaşlar
Gönül bir yangın yeri, viraneden hallice
Açılır bir kapı, kapı açana
Semadan bir sofra iner şüphesiz
Hak sırrı verilir benden geçene
Gönlünde bir çerağ yanar şüphesiz
Gel denir gönülden bir yol bulunur
Uryan geldik dünyaya, yine uryan gideriz
Mülkün mâlikin' bildik, ona hayran gideriz.
Tazim ettik bir ere, ayak iken baş olduk
Kanat vurduk göklere, seyran tayran gideriz
Alınan satılan vakıf malları,
Gayesi dışında kullanılan
vakıf malları
Tekkeler, türbeler kitaplar, eşyalar...
dert çok...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!