Bilmem ki hangi açacak vaktin şafağındayım
Derlediğim amansız ve günyüzüne hasret kalan umutlarımla
Yıllara sari yolculuğumla,apansız sancılarımla, büyüttüğüm korkularımla
İçimi acıtam suskunluğumla nasıl bir hancıyım, yoksa ruhumdan mı davacıyım
İnsan kamil olmalı
Ruhunun suhuletinden
nükseden esinle kalbi sürur yaşamalı
Fanilik
Seherin vurgun şafağı başlamıştı
İlk anda akla gelen uzun soluklu umutlar
Ve sineme şevki muştulayan baharlar
Yılgınlığı ve hatta solgunlaşan umudu bırakma diyor
Düşünmek eğer akla ilk gelense, tefekkürde sesleniyor
Kuytu bir kızıllığın kederindeyim
Neyi ne vakit düşüneceğimi dahi bilememekteyim
Neden hüzün içinde nefeslenmekteyim, hicran içinde umut etmekteyim
Ömrün göçen sahnesinde titremekteyim, vuslat için kalbime yöneleceğim
Her zaman üşüdüğümde sinemi açacağım ve sessiz çığlığımı da arza bırakacağım
Muhakkak ki umudu kalbinde hissetmelisin
Ne kadar şevkin varsa, onunla bedelleşeceksin, sürur için sabrı nefesleneceksin
Pencere pervazına konan kuş misali ürkekliğinde edebi terennüm ederek gideceksin
Aşk bir hakikat-ı şayandır, ruhunun serencamında besleyerek vuslata erişeceksin
Öyle zaman oluyor ki nutkum duruyor
Hayaller ki hazanın esintisinde kalıyor
Ne bahardan anlıyor nede bir haz alıyor
Kurşuni solumalar hiç anlam katamıyor
Hayat ki bir zaman içinde alan götüren
Meğer
Siz ne kadar sabırlıymışsınız
Demek ki beyan ediyorsunuz
Beğendiniz
Bu bakımdan siz elbet müşfiksiniz
Bahar oldu sular akar çağlayarak
Yolumuz uzun bayırlardan kayarak
Bir kez baksan al güllerimi akıtsam
Sana kansam ki ilkbahar ile şakısam
Ne olur bu umutlara hasret koyma
Suskun
halin kederiydim
Hayli
meşakkatli geçmiştir
Anlamakta
güçlük çekiyordum
Her
nefesin güle olan
muhabbetini sorguluyordum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!