Ne yapayım ki
Senden sonra ruhum sancılar sağanağında
Kalbim burukluğuyla hüzün karasında ve gözlerim boşalınca
Başımı öne eğiyorum
Hissiyatımı demleyerek hicrana adımlıyorum
Bir gün hatırlarsan…
Hali melalin ile şad edip, ruhumun hüznünü kalbinde bulursan
Baharın letafetini, günün şevkini, gecenin efkârı derdini, bilinmeyenlerde inleyenleri
Aklın sezgisi, ruhun yetisi, gözün boyun büktüren busesi akla gelsin o vakit seninsin
Sizi
Dinlerken dinleniyorum,
Kalbimin seyrinde nefesleniyorum,
Düşünce ikliminin
Güzelliklerini buluyorum,
Kuraklaşan
Bir gönlün sahibiyken
Halim
El vermiyordu ki
Nerde kime ne diyeyim
San ki bir kar tanesi misali
Melalimi okşayan kanaatinizle
Siz biliyordum ki haklıydınız
Bir isabet buyurdunuz
Hatta uyardınız
Hayat her nedense...
Anlaşılır olmayı dileyince aniden
Kendini koy verdi, halin ikliminde ve sessizliğinde
Zihnimde...
Biraktim karanligi, benim olmayinca rüzgâr
Alamadigim bir yolun safagindayken sularin
Kiyiyi ne hacet, kalmayinca tüm umutlarim
Suyun enginliginde sarhoslugun magduruyum
Günes acimasin, ay isitmasin, yildiz bakmasin
Ne hikmetse hala direniyorsun
İçinde kaybolduğun girdabını farketmeden sessizce inliyorsun
Akıttığın gözyaşlarını heveslerine malediyorsun, mağfireti niçin göremiyorsun
Uluhiyeti şehretmek için niye geçikiyorsun, takkik edip felahın için direnmiyorsun
Hicrana bezenen yüreğim
Çınar altında tarih soluyordu
Saçlarıma düşen yapraklar
Kopan aşkı mı hatırlatıyordu
Gökyüzü alımlıydı kararan için
Anılanla
Halleşmek için
Çekildim mütevazı bir köşeye.
Bir müddet
Sonra başlamıştım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!