Her lahza geçip gidiyor seslenmeden
Simende bir iz bırakıyor lal olmuş halinden, mütrebessim çehresinden
İdrakinm bu ahval üzere hayli fakirken, bilmem ki ne gelir hala şikayet etmekten
Bir ömür nedamet bu sinemdeyken, sürurun o izleri yüreğimden sessizce kaybolmuşken
Ah aşk
Kelimelerde tek hecesin
Gönül iklimine sürur bahşedensin
Dilin şevkisin, hissiyatın rengisin, fevksin
Ruhun ikametgâhı, kalbin saltanatında sen fevkaladesin
Bil ki mümkün olsaydı eğer
Neden seni üzmek için uğraşaydım
Bıraktım demek belki kolaydı
Gönül fütuhatını bir kez bulsaydım
Vicdan azabını yaşatmak
Nasıl olduğunu bilseniz!
Nelerden vazgeçerdiniz!
Yakar, dağlar, kanatmaz,
Bir dirhem acıyı tattırmaz.
Cefa, sıkıntı haz’a dönüşür.
Şimdi nefesim içim mukadder olan ne varsa
Sine yansa, kalp sızlasa, dil kurusa, göz kamaşsa, yaşamak umutsa
Rüyalar ilham olsa, hülyalar ufku kuşatsa, akıl iradem için refik olmayınca
Hesap karmaşık olunca, içinden çıkılamayan buhran konuksa, soralım naif insana
Gün
Doğanı göçeni yaşayanı
Dün
Gizemlerde kalan
Her türlü yaşanmışları
Gidiyorum...
Nefesin bahşedilmişliğine, hakikatin ruhuma temaşa eğledği firkati ülfetine
Ne söylesem, yıllara sari sükutumu bir bir şehredip ayan etsem
Aşkın abadına gönlümü hasredebilsem ve umutlarımın sultanına iltica etsem...
Ey can neyleyim seni, aşka hasret bendini
Sende terk edip gideceksin bir gün benimi
Teni neyleyim, teri neyleyim sen anla beni
Mananın ahengine kandır, meşkle sula beni
Hani şu görünen canlar var ya inanırlar aşka
Ruhumun vecdine
Kalbimin yıllara sari hicran serverine
Hasret adına
dillenen kederin haline
Böyle söylemek geliyor içimden
Fakat hangi telden, nasıl birgönül nağmesinden
Hissiyatı yoran halden, endişeyesevk eden şüpheden, hüzün vadeden demden
Hangi meyanın terennümüylemelalimi yoklasam
Bezgin meramın korkularınıyaşasam, sual etmek için gönül kapını çalsam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!