Uyandığım bir sabahın
Uyku mamurluğunu yaşarken
Bedbin tenim hüzün kokuyordu
Fersiz gözlerim tavanı süzerken
Emirgana gitmek geçti içimden
Gülün, lalenin, erguvan eşliğinde
Sensiz cihanın her zerresinde
İklimlerin o şevksiz hallerinde
Tefekkürün insanın kimliğinde
Hasretin asudeliğinden seninle
Kalbimde dinmez hazzı sevgin
Hani son kez birden demiştin ki
Ne olacak yaş kiminle sorulacak
Babalar akıbetleri nimi unutacak
Nisalar ağlamak zorunda kalacak
Bu hal karşısında şaşırdım kaldım
Gönlüm bir hüzün içinde çırpınıyor
Çaresizlik hükmünü hep sürdürüyor
Hicran yine hicran melalime soluyor
Hal bırakmıyor nedamet alıp gidiyor
Hicran mı bu aşkın sonu sen bir söyle
Sizsiniz efendim sizsiniz ta kendisi
Kız kulesi, dalgalardaki güftenin sesi
Gecelerin tek bekçisi hüznün kalesi
Notaların talebesi, şarkıların bestesi
Yaşadığım hislerin banisi, tek adresi
Sus kalbim, ne olur sus,
Sus artık yeter, ses etme,
Bari sen, hala perişan etme.
Yüreğim yanıyor, serinletme,
İstemem artık aşkı, sevdayı,
Kalbimdeki, onulmaz yarayı,
Yaslanırdım anılarımın gölgesinde ki hüzne
Dinlediğim şarkılardan, özellikle tamburdan
Mızrabı vuran sazendenin yüz hatlarından
Sayfalar açardım anılarımın her katresinden
Hüznün mekân tuttuğu gönlümün neşesi
'İt ürür, kervan yürür'
Söylemini çözüm üretmekte
Problem yaşayanlar veya tahkiki
İhmal edenler olarak değerlendirmeliyiz.
İtin ürümesini
Yarınları kim beklemez ki,
Hangi gönül aşk istemez ki,
Hayalin kıvamı, son katredir,
Aşkın nöbetini hazla içmektir…
Değil mi, özlemi hakikat kılan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!