Çocukluğumu
Yaşadığım yıllardı
Bu yıllarda genellikle
Bir yokluk hâkimdi
Evet,
Belki de hakkıyla
İfade etmem mükildir
Hissiyatı şehr etmek
Ne kadar mümkündür
Suç ve günah...
Helal ve haram...
Ceza ve mükâfat...
Takdir ve tekdir...
İkaz ve ihtar...
Hüküm ve ültimatom...
Kaç zaman geçti
Zorlayan anlar kalbimi çok titretti
Ruhum hicranla sendelendi umudum hiç tükenmedi
Demek ki yaşanacaktı
Duygularım ancak seninle anlamlaşacaktı
Sen yeter ki üzülme,
Avunan, ben olayım…
Yeter ki sen gerilme,
Yerinen, ben olayım…
İstiyorsan kal kendinle,
Razıyım sen üzülme…
Bilinmeyenler iklim kuşağında fideler
Yeşertmek için dikilir her türlü filizler
Bazıları var ki ilk adımlarında talihsizler
Ne diyecekler ki kime ne söyleyecekler
Öğrenmek öylemi ne öğreneceği bilmek
Sinemin sessiz ve sakin çehresinde neleri yaşıyorum anlatmalıyım
Hiç arkama bakmadan, keşkelere akmadan gamdan sıyrılmalıyım
Ruhu rehin alan ne varsa şayet kalbim sadık kaldıysa anlamalıyım
Korkulardan arınmalıyım, idrakin mahlasından aşkla bakmalıyım
Meğer
Ne kadar zormuş ayrılık
Sinede bırakmıyor hiç bir aydınlık
Zihnim
Karma karışık ahval bulanık
Nedametin nisyanıyla geçiyor zaman
Kim diyor ki sana aranıyorsun her an
Meraklanma elbet gelecek o aklanan
Takatin, mütemadiyen kesildiği biran
O zatı zülcelâl ki en yakınımızda olan
Feryat ediyordu Mine…
Kendini yerden yere atıyordu…
Yürekler dayanmıyordu artık yankılanan bu feryada.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!