Artık sensiz
Çaresizce giden vagonları
Seyrediyorum ses sarsıntısı haliyle
Hep hissettim
Bir gün geleceksin diye
Gece hırçınlığının pençesinde
Gönül pencerem bir zavallıydı
Haşyetin tebarüzüyle solumak
İmkânsız ve ne kadar korkunçtu
Kalbim
Yine üzgün
Seni andımda bak derinden
Geçtim
Yine şimdi
Seni anlamak bu kadar mı zormuş
Yazgılara kalem nasibimi anlatmış
Hikmeti nerede varmış an’a kalmış
Sukut içinde gayret sabra adaymış
Her gün birçok aşinayı görüp geçeriz
Kalbim, sen hiç benim olmadın
Göz ardı ederek, bazen ağladım
Sabaha kadar gözyaşıma kandım
Sen yanımdaydın hiç bırakmadın
Seni taşıyorum ki bak yaşıyorum
Öyle bir duruşu var ki,
Durdum seyre daldım,
Gördüğüm güzellik,
Karşısında kendimi,
Dirliğimi unuttum…
Mehtabın asudeliği,
Kaybettiğim o gün tebessümü, gözyaşlarım
Bir çağlayan misali sessizce içime akıyordu
Biçare kalışım, benliğimi o kadar eritiyordu ki
Kişiliğim buharlaşıyor, dişlerim harp ediyordu
Neydi benim bu kadar bedbin kalmama hacet
Artık yapraklar sararmaya yüz tutmuştu.
Dalların şevki kırılmış, mülayimliğin kesitleri görülmeye başlamıştı.
Ağaçlar esintinin hışmında çaresiz kalıyor, aşiyanlar sahipsiz görünüyordu.
Sen sanki baharın şen gülüsün
Sen sanki menekşenin rengisin
Sen bir haz verensin ne güzelsin
En derinlerde sörf eden sevgisin
Sen aşkın en güzel bereketisin
Diliyorum ki çok geç olmasın
Kalbinin asudeliği ruhunla anlamlaşarak aksın
Aşk için sorgulanmasın, mananın hakikatinde elbette anlamsın
Lakin gönlün yalnızlık yaşamasın, hasretin hazanında yorgunluğa kanmasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!