Nereye baksam
Hangi iklimi solusam
Tefekkür yolculuğunda bulunsam
Gecelerin yorgunluğunda sayıklasam
Arzularımı saklasam, efkârımı anlatsam
Kalbim sayfalarında sancılı ve acıyla bağlantılı
Sen
Gülüp geçmiştin
Ben hicran ile ağlarken
Öyle
Şakıyordun
Geçti
Onca zaman seninle
Selvilerin gölgesinde sevginin
Güzelliğin
Nezaketin, ürkek halin
Korkarım
Güzelim ben korkarım
Vefasızlığın ızdırabından kaçarım
Sadakati
Ölünesiye ararım
Sevginin ve şefkatin
Halin sabrında olgunlaşan kanaatin ve naif zerafetin
Edebin en tabii dilinin, ruhi ve akli yetilerin, vicdani hassasiyetin vecdinden
Uzaklaşmak, hırçın mizacın sahibi bulunmak,marifet olana değil, acziyetle yol bulmak nefsidir
Nasıl bir
Çaresizliğe gark ettin ki
Melalim sefilliğin hüznünde ağlar
Ne kadar
Aransam gelmez şu bahar
Mezarlıkta
Yürüyorum ve hissiyatımı
Kaplayan bir hüzünle etrafıma bakıyorum
Can’ı
Dikili sütunlar,
Sazlardan tambur,
Kıdemli bir sazdır.
Mızrap her dokunuşunda,
Mutlaka bir dinleyici bulur.
Bu sazın ahengine vakıf olanlar,
Dağarcığında yelpazelenen,
Mızrap
Öyle vuruyor ki,
Ta derinlerdekini uyandırıyor,
Kabuk
Tutan yarayı ayırıyor,
Gözlük takıyordu, şeker hastalığını, bir lütuf sayıyordu.
Derdi kim verdi ki, kime şikayet edelim diyordu.
Güzel ve kıraatine uygun okunan Kur’an ayetlerini dinleyince, çok etkileniyordu ve gözlerinden yaş boşalıyordu.
Bu mübarek insan, okunan ayetin hemen bitiminde.
Ayetin nüzul sebebini ve anlamını açıklıyordu.
Ve böylece dinleyenleri aydınlatıyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!