Ne kadar vehmetsem
Her aczimde sığınmak için himmete nazar etsem
Bir şefkat sağanağının hasretiyle sinemde ki ıstırabısabırla kal etsem
Biliyorum dinmeyecek sızım, içimde çırpınan bu sahradabilmem ki niye yalnızım
Gönül şarimiz aklıma geliyor birden
Mısır seferine çıkmak zorunda kaldığı bir gaileden, neden gönlü ağlardı pek akledemem
Kanadı kırık bir kuş misali, nefesi sadık hakikat timsali olarak niye harap haldeydi bilsem
Nazar ettiği feraseti, kalbinde münbitleşen inşirah hallerini hakkıyla suskun hicrana versem
Nefsin
girdaplarını aralayıp
Ruhumun figanıyla,
kalbi melalimi anlatayım
Her ne kadar hayıflansam
Hüznün sığınaklarında şafağın iştiyakıyla etrafa bakınsam
İçimde düğümlenen hicran sahnelerinin dramını hakkıyla anlamaya çalışsam
Aklın ve zekanın ne olduğunun farkındalığıyla bilinçaltımı küflerinden arındırsam ve rahatlasam
En güçlü ve korkusuz canlar
Asla yapamazdım
Ruhumu bir gece hülyasız uyutamazdım
Kalbimin sesine bigane kalıp yaşayamazdım
Ömür defterine yalnız dertlerimi yazamazdım
Bir umut ki esinle ahitleşir
Ruhum ötenin hicranıyla ne serindir, gam iledir
İçim titredikçe, dilim çekildikçe, gözler hali fakirliğimle elem içinde
Ne söylesem kifayet etmez, kelimelerin yaşlılığı ifşaya erişmez lakin gönül dinlemez
Gözelerin uzaklardan süsülürken sevdamın
Kefeninin biçildiğini hiçbir an unutmuyordum
Sen yüreğinde onmaz fırtınaların dalgasında
Bizar kalıyordun, hiç bir umut bulamıyordun
Yüreğimi yoluna serdiğimi hissettiğin halde
Belki
Bahsetmek
Sinemde husule gelen
Meyanı aşikâr eylemek
Bir vakitler dillenen,
Ümit edilen, vakti
Ne geçen şu hali zamanın dili var
Ne sine-i melalin serdettiği hüzün aşk için bir ar
Hal solunca, göz ferden uzaklaşınca, takat bir yudumluksa nerde har
Kar niye melalim için titreten nar, nereye yaslansam hicranım durmaz başlar
Gecelerin kuşatan esrarında,
Sinemde hapsolan duygular,
İmdat çığlıklarını atıyorlardı.
Hissettim, o kapıyı araladım.
Sanki fırlıyordu, aranıyordu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!