Bir gün gelecek şu Paralel Yapıyı da
Bağlayacaklar Anıttepe’de yatana!
Derler: Kurduğu sistem neden oldu buna…
Bu Paralel Yapı da bir gün aklanacak,
“Kandırıldı” denip kurumlar suçlanacak!
Ey insanoğlu bilim ortak dilimiz,
Allah başka dil öğretmedi biliniz,
Bilimin diliyle size ses veririz;
Binalar yaparak girmeyin makbere!
Deprem öldürmez, bağlamayın kadere!
“At izi, it izi karıştı yolda”
Hava puslu, tuhaf işler oluyor.
Köpekler sürüye nöbet tutanda
Çakallar uludukça kurt sanıyor!
Domuzlar dadanmış, gitmez ekinden,
Güce dayanıp kötülük edenin
Vallahi billahi imanı yoktur!
Yalanla dolanla iş çevirenin
Vallahi billahi imanı yoktur!
Nebiler her yolu meşru görmedi,
Bu emperyalist yeşil kuşak planı;
Türk-İslam veya Arap-Türk sentezi…
Türklük zaten sentez, yoktur kalanı;
Uzak kalsın şu Arap-Türk sentezi!
Her insanın var bir mensubiyeti.
Türklük yalnız ırk mı? Bakmayın şaşı!
Türklük; insani duruş, direniştir.
Öldüreceğiz diyenlere karşı
Biz ölmeyiz, öldürtmeyiz demektir...
Türk mazluma, yetime olur güneş!
“Tutarsız” sorgulamaz, kendine zul görür;
Konuşur da konuşur tutarsız sözleri.
Ezberleriyle yaşar, durmadan böğürür;
Yüzüne vurunca hep oynar bir yerleri.
Tutarsızlığını yakalarsanız eğer
İbiş ezik, tutarsız, şaklabandır ancak
Sevimli karakter tiyatro oyununda.
Mimikleri konuşur bazen yerse dayak
Tutarsız komiktir seyirci karşısında.
Ne var ki ibişlik gerçek hayatta geçmez,
Devam etti çöküş iki buçuk asırda;
Viyana sonrası kaybedildi topraklar.
Çok vilayetler devlet oldu ve Yunan da...
Sonra Anadolu’da işgalci oldular…
Gelelim üç Mustafa’nın hikayesine;
İskilipli, Molla Said, Mustafa Sabri…
Hepsi de düşmandı Sultan “Ulu Hakan’a”…
Ne var ki göklere çıkarıldı her biri,
Uydurup uydurup sarıldılar yalana!
Hakan’ı, hocaları övdüler ölçüsüzce;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!