İbiş ezik, tutarsız, şaklabandır ancak
Sevimli karakter tiyatro oyununda.
Mimikleri konuşur bazen yerse dayak
Tutarsız komiktir seyirci karşısında.
Ne var ki ibişlik gerçek hayatta geçmez,
Devam etti çöküş iki buçuk asırda;
Viyana sonrası kaybedildi topraklar.
Çok vilayetler devlet oldu ve Yunan da...
Sonra Anadolu’da işgalci oldular…
Gelelim üç Mustafa’nın hikayesine;
İskilipli, Molla Said, Mustafa Sabri…
Hepsi de düşmandı Sultan “Ulu Hakan’a”…
Ne var ki göklere çıkarıldı her biri,
Uydurup uydurup sarıldılar yalana!
Hakan’ı, hocaları övdüler ölçüsüzce;
Söylerken yıllarca beyinleri yediler;
Güya Kemal Paşa’yı göndermiş Vahdettin
Savaşsın diye Samsun’a, böyle dediler?
Oysa doğruları söylemiştir Vahdettin!
Evet derler vatanı kurtarmak için
Her kötü gidişe savunma hazır;
Sallarlar ezberden dış güçler diye(!)
Sorarlar adama; cevabı kahır…
“Sizin iç güçleriniz yok mu?” diye.
Artık anlatalım bu dış güçleri:
Ne desek fayda yok, ezberlemiş hepsi de;
“Madem fabrikalar yapmışız biz her yere”
“Neden şu Manukyan rekortmenmiş vergide?”
Vallahi bu yalan, konuşurlar ezbere.
Gerçekte patronlar şirketler üzerinden
Ey dostlar! Çok konuştular arkamdan!
Ben ozanım, benim sazım, sözüm var!
Öyle anlamam yalandan dolandan!
Benim kendime has, bir duruşum var!
Ben ozanım, hislerim coşar benim;
İstediğiniz kadar çalın çırpın
Bir gün sizi de ele verir zaman!
Veyahut dibine vurun yalanın
Bir gün hakikati haykırır zaman!
Zaman unutmaz, korur gerçekleri
Dünyaya gelirken aynı fizik elbise
Allah giydirmiş kullarına, görmez gözler!
Ormanda dolaşırken benzerdi izciye
Biraz tıraş olsa etraftaki şebekler.
En az bir lisanı var dünyada herkesin;
Giderler sessizce vedalaşmadan
Kalplerde derin izler bırakarak.
Gittikleri o gün hep olur hazan
Sanki güz yaprağı gibi koparak…
Ah o gökkuşağının renkleriyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!