Şehit çocukları gelince kabre
Bir başka atar o minik kalpleri!
Ve dokunurken soğuk mermerlere
Bir başka atar o minik kalpleri!
Bayram sabahı buluşmalar hele;
Yaş geçti elli beşi, baktık ardından
Kim der elli beş yolun yarısı eder?
Kayıp gitti ellerimizin altından
“Delikanlılık çağından kalan cevher.”
Alışınca pek umursamıyor insan
Çok açıktır, anlarız bilmesek de;
Tüm yavşaklar, yavşakça dil konuşur!
Ancak evrensellik yoktur bu dilde;
Yavşaklar bilir, yavşaklar konuşur!
Yavşaklar yalan söyler hayasızca,
Diyorsun “Cennet kolay, namaz kıl yeter”
Kolay değil cennet namaz kıldın diye!
Ne insanlar var alnı secdeye gider
Kolay değil cennet namaz kıldın diye!
Diyorsun “Namaz borç, ödemek gerekir”,
Allah hep işletti evrensel yasaları...
Kur’an anlatır; Yusuf’u, Nuh’u, Musa’yı...
Allah uçurmadan kurtarırken onları
Uçuyor bu gavsların, şeyhlerin alayı(!)
Evrende her şey mucize, elbet Kur’an da…
Yurttaşlarım! Ben Gazi Mustafa Kemal;
Biraz sohbet edelim lafı bükmeden!
Arkamdan konuşanlar var behemehâl;
Sözüm susanlara, konuşmazlar neden?
Görün Batı’yı onbeşinci asırdan;
Bakmayın siz kavga ettiklerine
Sanmayın aralarında çok fark var.
Alın birini vurun ötekine
Hep aynı noktadan bakışları var(!)
Hepsi bakar tam gardırop içinden
Anadolu’nun yüksek yaylalarından
Süzüldüler birlikte, omuz omuza
Şafakta henüz tan yeri ağarmadan
Karşı koymak için bir dünya soysuza...
Beklediler Tanrı Dağları’ndan gelen
Ben de artık konuşmak istiyorum
Diyecek kadar varsa cesaretin
Dinlenir mi diye pek kaygı duyma
Siyasetçiler gibi, salla gitsin(!)
Ben artık resim yapmak istiyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!