İstanbul sekiz yüz binken işgalde,
Doksan üç Harbi; Erzurum yirmi bin!
Nene Hatun direnirken cephede
İstanbul’da teslim oldu Vahdettin!
İyi bakalım doksan üç Harbi’ne;
Beni hiç sevmediniz, biliyorum
Her şey dediniz: “İt, şerefsiz, alçak…”
Daha var, yazmaya utanıyorum!
Yalnız demediniz tutarsız, kaypak?
Hem galiz küfürlerle kalmadınız,
Dün melek dedin, bugün şeytan diyorsun;
Melekle şeytan, olur mu bir arada?
Ezberden atıp tutarsız kalıyorsun;
Ateşle barut olur mu bir arada?
İstismarcı din, ahlak… çok şey kullanır,
On altı devlet kurduk
Övünürüz hep niye?
Devleti yaşatalım
Kalırız son bakiye.
Şair hep uyarmıştı:
Kadına ısrar etmek onursuzluk!
“Ya benim, ya toprağın” ne demekse?
Onurlu adam hiç bilmez sululuk…
Ve döner dünyasına sevilmezse...
Fazla utangaçtır onurlu adam,
Bu zalim, onursuz, soysuz alçaklar
Kadınlara kıyarlar sevilmezse!
Bir de sevgi bekleyen bu ahmaklar
Sevgiyi öldürürler sevilmezse!
Onursuz, hep alacaklı gibidir,
Her devrin adamıdırlar, işleri zordur(!)
Bazen modern bazen de az muhafazalı(!)
Yallanmak uğruna her sofraya oturur;
Mideleri boldur, domuz gibi iştahlı...
Tutarsız olurlar, bir ileri bir geri,
Ben bir savaş çocuğuyum kolay kanmam;
Bir Osmanlıyım ama mesele başka...
Hem doğduğum gün hem öldüğüm gün bayram!
Bir Osmanlıyım ama mesele başka...
Ben iki cihan harbi görmüş bir adam
Tarih yalan yazmış, hep bunu derler;
Yalan yazan onlar, geçin bunları!
Müslüman görünüp her haltı yerler;
Tarih yalan yazmaz, geçin bunları!
Ekonomi, bilim, teknik bilmezler,
Oy benim Ağasar’ım
Ağrıdı hep başlarım
Sözden pek anlamazsın
Sana Türkü yakarım.
Oy benim Ağasar’ım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!