Yıllarca laf ettiler rasıt subaylara;
Giyerler kenarları hep geniş başlıklar.
Takmış bazı şarlatanlar bu başlıklara;
Limitsiz, sınırsız ezberden konuşurlar.
Derler: “İşte İngiliz generali, görün”
Çepni’den Dadaş’a, Efe’den Bozoklar’a
Bazı yiğitler var, beladır soysuzlara.
Bozkır Ankara’da “Seymen” denir onlara.
Giresun dar gelir Zıpkalı Uşaklara…
Bazı yiğitler var; özeldir, tanır dünya!
Çıkmaz on ikiye tüm şartları toplasan.
Kolay mı şartları, olmak için müslüman?
Tek tek sayarsın: İşte islam, işte iman.
Kolay mı şartları, olmak için müslüman?
Allah gaybı bilir, münezzehtir zamandan,
Osmanlı’da önemli görevler yaptım;
Tarih askeri hizmetlerimi yazar!
Birçok ödül, madalya, nişanlar aldım;
Üstlerimin övgüsüne oldum mazhar!
Ben Balkan, Yemen, Kafkas cephelerinde
Çetin Altan şeytanın kör deliğinden
Belge göstermeden çıkardı bir bacı.
Hep anlattılar doğru yalan demeden
Bakın bunların alayı iftiracı!
İtibar göstermezken kominist diye
Kötü durumdaydı Osmanlı Devleti;
İstedi yönetmek, bakarak atiye.
Engelleri aşıp her kapıya gitti
Ancak olmadı, gidemedi öteye!
Olmak istedi, saraya damat paşa;
SANDIĞIN TÜRKÜSÜ
Gidemiyum karadan
Bulutları aşarım
Uşaklar bu işlere
Ben gerçekten şaşarım.
Ben Sevr derim, o der bana şapkaya bak!
Fes ne ayak? deyince, susuyor soyka!
Yahudi, Arap’da yok; fes, şapka, kalpak…
Fes değil ama bizim Kırgız’ın şapka...
Fes milli olmaz Arap’da olsa bile.
“Bu havalar...” diye başlasan cümleye
Konuyu başka yöne çeker, rahattır…
Girer uzun havaya, dönmez geriye…
Şark kurnazı hem aptal hem ahlaksızdır!
Konuşur sabah dinlediği Bozlak’tan
Ancak Yaradan bilir gerçek dostunu
Gerçeği öğrenin olmayın şarlatan!
Kula biat gösterir şirkin yolunu
Şirke girip girip olmayın şarlatan!
Biz ne şeyhler gördük, kaldırır kolunu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!