Zorlama olmaz Allah’ın dininde,
Zorla iman eden sahtekâr olur!
İman için gerek özgür irade,
Zorla iman eden, imandan olur!
Mâide yetmiş yedi bize söyler;
Din’de zorla olursa bekçilik, vekillik
Bu yol münafıklığı öğretir insana!
“Din’den çıkan öldürülür” demek canilik!
Bu yüzden sarılın Allah’ın kitabına!
Bakara iki yüz elli altıya bakın!
“Sizi almadan girmeyeceğim”
“Cennetlerden Naim Cenneti’ne”
Derken, şimdi ben sormak isterim:
Neden konuşmadınız vaktinde?
Tapuları Naim Cenneti’nden
Kafanın içi boş, derim buradan,
Her şeye atlarsın, şaşmazsın bundan,
Ezberleyip atıyorsun kafadan,
Az düşün, kendinle ettirme alay;
Seni aldatmak vallahi çok kolay!
İstanbul sekiz yüz binken işgalde,
Doksan üç Harbi; Erzurum yirmi bin!
Nene Hatun direnirken cephede
İstanbul’da teslim oldu Vahdettin!
İyi bakalım doksan üç Harbi’ne;
Beni hiç sevmediniz, biliyorum
Her şey dediniz: “İt, şerefsiz, alçak…”
Daha var, yazmaya utanıyorum!
Yalnız demediniz tutarsız, kaypak?
Hem galiz küfürlerle kalmadınız,
Dün melek dediğin bugün şeytan olmuştur
Melek ile şeytan, olur mu bir arada?
Ezber olsa da şu soru çok sorulmuştur:
Ateş ile barut olur mu bir arada?
Tutmadı öngörün, biraz garip değil mi?
On altı devlet kurduk
Övünürüz hep niye?
Devleti yaşatalım
Kalırız son bakiye.
Şair hep uyarmıştı:
Kadına ısrar etmek onursuzluk!
“Ya benim, ya toprağın” ne demekse?
Onurlu adam hiç bilmez sululuk…
Ve döner dünyasına sevilmezse...
Fazla utangaçtır onurlu adam,
Bu zalim, onursuz, soysuz alçaklar
Kadınlara kıyarlar sevilmezse!
Bir de sevgi bekleyen bu ahmaklar
Sevgiyi öldürürler sevilmezse!
Onursuz, hep alacaklı gibidir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!