Geceleri inleten fırtına dinmiş
Dondurucu soğuğunda buz tutmuş sular
Aç ve susuz bir kuş gagasıyla buzları kırmaya çalışıyor
İştahla dişlemekte buzu
Sevişen kız oğlan kız ergen öpücüğüyle
Hayvanlara kıyılır mı?
Et kemikten sıyrılır mı?
İşkenceyle doyulur mu?
Allah’ınız yok mu sizin
Yaşamaya küstürenler
Güneşli yazların doğduğu güne
Güz soğuğu gibi darıldın mı hiç
Bulutlu göklerin yağdığı güne
Çöl sıcağı gibi serildin mi hiç
Her gece rüyama düşüp te versen
bir el savurdu buyruğunu doğanın
yedi nokta yedilik notasını duyurdu
kâğıt gibi un ufak... paramparça talihin kadehi
keskin buz soğuğundan doldu
kandı acı...
Özgürlük hasleti ırmaklarına
Söğütlerin gamı çığlığına koş
Gölgesi sığınmış yanaklarına
Güneşin vedası ayazına hoş.
Laf kalabalığı gürültülü caz
Esiyor deli poyraz
gönül perdelerin yorgun
sarhoş aynalara düşürüyor hüzün
gözlerinden yıldırımlar iniyor
sukut hayallerin çakılıyor büstüne
cehenneme çatılıyor odu
Utanmak vehminde olsaydı bir nebze ar
Kırılmazdı gonca güller karanfiller
İlim irfan öğretmek se kurulmuşsa mektepler
Sınıflar barınamaz bu koridorlar dar
Soğuk duvarların mermerlerinde
Ölü iskeletler, portreler var
Sevdanın methine dengi hangi söz
Akçelisinden ah… Olsun şenliğim
Ak gerdan (b)üstüne nakışların köz
Deminde ruhunun kansın benliğim.
İçiyorum aşka düşlerim sarhoş
Şair değilim ki yazayım
Mürekkebi kurşunlarıyla karayım
Mıh gibi çivilenerek yedi sütun manşet
Dermanın reçetesini sunayım.
Olsaydım şair ah… Sorsaydım
Şiirler destanlar yazdığım kadın
Bezenmiş aşkımız kırmızı güle
İncisi deryalar ziyneti adın
Hüzzammış şarkımız gönlümüz sıla.
Aşk’a bansın bahtın ahtın kalmasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!