Zaman bir değirmen, öğütür dışı,
Saçlara düşürür zamansız kışı.
Gözlerin feriyle, kaşın çatışı,
Şeklimiz değişti, ama öz aynı kaldı.
Gömlekler eskidi, renkler soldu da,
Zaman bir değirmen, öğütür beni,
Daha dün çocuktum, ne çabuk geçti.
Aynada tanımaz oldum kendimi,
Yıllar silindir gibi ezip de geçti.
Bak anne, saçımda karlar birikti,
Zaman bir nehir ki durmadan akar,
Geriye dönmeye imkân bulunmaz.
Gençlik kuş misali elden tez uçar,
Geçen günün asla dengi bulunmaz.
Ne "dur" diyebilirsin ne de gidersin,
Zaman bir öncelik, vefa borcudur,
Gönül kapısını çalan bilir mi?
Sevenin yükü hep ağır ve zordur,
Hicran deryasına dalan bilir mi?
Herkes değerine göre yer açar,
Zaman çarkı döner, biterken ömür,
Yüreğim köz olur, ruhumsa kömür.
Sormadan edemem; günün ne geçer?
Vuslatın hayali gönlüme gömülür.
İlacın var mıdır, içiyor musun?
Zamanın bağrında bir sızı saklı,
Asırlar yoruldu, ben yorulmadım.
Kaderin elinde gönlüm yasaklı,
Aşkın sahrasında bir gün gülmedim.
Yıldızlar kapandı kendi içine,
Zamanın hükmü yok yıllar geçse de,
Gel dediğin o an sana gelirim.
Ömrümün kandili sönüp bitse de,
Sonsuz bir yeminle sana gelirim.
Yollar ırak olsun, şartlar amansız,
Zamanın kumları akarken dünden,
Bir dua yükselir yaralı tenden.
Vazgeçme sakın ha son nefesinden,
Menzil dediğin bak anlık mesafe.
Eriyen saatler suskun heceler,
Zamanın nabzında bir sızı başlar,
Biri dünü özler, biri yarını bekler.
Göz kapaklarımda ağırlaşır yaşlar,
Hasret, her saniye ruhu kamçılar.
Özlemek; eski bir yaranın sızısı,
Zamanın ruhuna uyduk uyuştuk,
Dün olmaz dediğimizle buluştuk,
Her türlü kalıba girip alıştık,
Yönümüz şaştı da durmadı sorma.
Eğilmez başları rüzgâra verdik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!