Bir bakışın yetti, gönül narına,
Kül eyledin beni, bakma yarına.
Razıyım aşkının her efkarına,
Yansın bu yüreğim, sönmesin artık.
Ateşten gömleği giydirdin bana,
Ruhumu bağladım inan ki sana.
Bir damla vuslatın hayat bu cana,
Dursun bu dünyam da, dönmesin artık.
Gözlerin bir mühür, vurdu özüme,
Başka bir hayali sokmam gözüme.
Sadık kaldım elbet verdiğim söze,
Aklım firardadır, gelmesin artık.
Zemheri ayında yaktın bağrımı,
Duyan yok kalbimden çıkan çağrımı.
Sen dindiriyorsun gönül ağrımı,
Tabip dermanını sunmasın artık.
Mecnun’u anlarım, çölde pişmiştir,
Kerem’in yüreği aşka düşmüştür.
Bu sevda ruhumda devleşmiştir,
Kimse bu ateşi kınamasın artık.
Katre katre doldun her bir zerreme,
Merhem oldun gönlümdeki yereme.
Hasretin vurduğu o her bir deme,
Zaman da takılıp kalmasın artık.
Karanlık geceme doğan bir nursun,
Kaderim seninle hükmünü kursun.
Aşkının ateşi kalbimde dursun,
Külleri rüzgarda sönmesin artık.
Uğrunda geçecek ömre razıyım,
Alnına yazılmış sevda yazıyım.
Aşkın deryasında bir avazıyım,
Sesim boşluklarda dinmesin artık.
Vuslatın hayali cennetten parça,
Seninle her nefes ömre bir fırça.
Sardın bu ruhumu ince bir sırça,
Derdin kederleri konmasın artık.
Garip Murat der ki; yandım bu közle,
Sevdayı anlattım binlerce sözle.
Yolunu beklerim o yaşlı gözle,
Menzilim yolundan sapmasın artık.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 17:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!