Ben seni hiçbir yerde görmedim, ne adın ne sesin var,
Gizeminden dokunmuş bir perdenin ardısın.
Ne elin değdi elime, ne ortak bir anımız;
Nasıl oldu da kalbimin tam merkezine yerleştin?
Bu yasaksız hayale, bu sonsuz inanç neden?
Ben seni çok sevmiştim,
En derinden
En içten
Öyle ki,
Bir sen varsın diye,
Ben dünyayı bile sevmiştim.
Ben seni çok uzaktan, sevme hakkım seçerim,
Sessizce yudum yudum, bu sevdayı içerim.
Engel olamazsın hiç, sanma ki vaz geçerim?
Uzakta olsa bile, candan bir sevdam var!
Aramıza yolların, ördüğü duvar mıdır?
Ben seni hiç sevmedim.
Yüreğimde bir yük gibi
Hiç taşımadım.
Gittiğim hiçbir yerde,
Aklımda dahi değildin sen.
Ne gecemde, ne gündüzümde
Damlayım bir güzelin titreyen kirpiğinde
Karrarsız, düşmekle kalmak arasında
Yağmurum bir kusun kanadında
Düşüp fikirleri üşütmemek için tutunmakda
Eşmeden sızan buz gibi bir suyum,
Denizin köpürmüş hırçın dalgasında
Kurtaramadım yakamı bu şiirin elinden
Yazdım da bir ömür, yüreği meçhul oldum
Şiir oldu kağıda dökülenler dilimden
Emekleri boşa çıkan ben oldum
Ben senin samimiyetinle yine ben oldum...
Ben sevdayı kendim kadar tanırdım
Beni ben gibi sevmeyene kul etti beni
Ben seversem oda ben gibi sever sanırdım
Aldı aklımı saldı ortalığa deli etti beni...
Giyinmiş kuşanmış dantelli oyalı
Sana kaç kez dedim, bırakma beni,
Karanlık yollarda yönsüz bıraktın.
Yıktın umudumu, yaktın sinemi,
Koca bir dünyada kimsesiz bıraktın.
Gönül bahçesine vefasız girdin,
Ben sustum, susturdum tüm şiirleri,
Senin bakışın varken, kalemden ne düşer?
Dünya dertlerini unutturduğun o anları,
Sen konuşunca yüzüm güler, kalbim şiirlenir.
Seninle gelen bir güzellik var, başka yerde yok,
Ben tükenen bir zerreyim,
Sonum hiçlik bilmez miyim?
Ben eriyen bir zerreyim,
Sonum ölüm bilmez miyim?
Hata benim kusur benim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!