Bakma benim böyle suskun halime,
Bülbül iken sus-pus olmuş dil benim.
Zaman oldu isyan ettim Mevla'ya,
Ömür boyu ceza yemiş kul benim...
Dostlarım düşmana hasret ettiler,
Aşk için şu gafil ömrü harcadın,
Ben bunu yanına koyamam gönül.
Sevgimi oyuncak sanan kimseyi
Alnımdaki terim sayamam gönül…
Alın teri dedim, emektir emek,
İçimizdeki dergahta tapınacak yar bulunmaz,
Gülüme gülşen bulunur. bahtıma didar bulunmaz,
Faslı-ömür zararda hep, ahvalinde kar bulunmaz,
Kelamı-külliyesine, dosttan itibar bulunmaz...
Sevsek suç, sevmesek kusur, demine karar bulunmaz,
Yan muradım hallerine, poyraz esti küllerine,
Bülbül konmaz güllerine, baharı neylesin gönül.
Dost bildiğin kapın çalmaz, ölsen namazını kılmaz,
Kaderin bu, yüzün gülmez, ezelden böylesin gönül…
Kuş olsan kanadın tutmaz, çiğ düşsen güneş kurutmaz,
Dostum, senden bir dileğim olacak,
Bana yarin haberini tez getir.
Selamımı ilet, almasa bile,
Almış gibi iki cümle söz getir…
Gönlüm dara düştü gurbet ellerde,
Yüzümde tebessüm görüp yanılma,
İçimde yaralar kanıyor dostum.
Başım dik gezerim,huyumdur benim,
Herkes beni mutlu sanıyor dostum…
Ne ekinim kaldı, ne tarla,orak,
Gönül toy bir ata binmiş dizginsiz,
Nerede dur desem, koşar da koşar.
Sanki gökten yağar sevgi incisi,
Önüne gelene saçar da saçar…
Kim biliyor kıymetini kadrini,
Derinlere dalma ey deli gönül,
Aklın zayedersin Mecnunlar gibi,
Ömrünü geçirdin sevda yolunda,
Şimdi kafestesin bezginler gibi…
Hercai günleri tez bitirdin tez,
Seninle çiçek açmıştı tüm baharlar içimde,
Ve... Seninle bitti ummadığım biçimde.
Bilinmeyen denlemlerimi yarım bıraktın, neden?
Halbuki doyamamıştık aşka gülüm, ne sen ne de ben.
Her halini yaşamamıştık sevebilme ihtimallerinin,
Ayrıldık ve ahı tuttu aşkın alın terinin.
Yanarken yürekte sevda ateşi,
Kim duyar boranı, kim duyar kışı,
Ömür trenimiz çıkmaz yokuşu,
Düşlerimi gözlerimden çaldın sen...
Bir asır mı mevsimlerin arası,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!