HASBİHALE BUYURSUN YARENLER
Hele yamacıma gel şöyle yaren
Az hasbihal edek seninle şöyle
Sinemde acıma, hal söyle yaren
yarama sürecek bir merham söyle.. Semanur
Beni hatırlarsan bir gün ansızın,
Yalnız dolaşırsan sahilde akşama dek,
Başını kaldır yıldızlara bak,
Güney yıldızı senden çok uzakta olsa da,
Bütün sırlarımı anlattım yıldızlara bu gece,
Bütün yıldızlar aşkımız için ağlayacak...
Gülüşlerin içinde kaç bahar eskittim şuursuzca,
Eski anıları yaktım hasret cehenneminde,
Yıldız harelerinde kaybolurken çocukluk hülyalarım,
Deniz sahile vurdu ölü aşkların öfkesini…
Ah! sen acılarımın en sağlam kalesi yüreğim,
Ah! deli mavi sevdalarımın şahidi ay ışığı,
Sen gelince
Hüznüm biter, fırtınalarım diner
Laciverte boyanır kara gecelerim,
Gözlerimden avuçlarıma düşersin iki damla,
İki inci tanesi olursun
Takarım boynuma,
Dumanı üzerinde sevdalarla sevdim seni,
Yanarken dumanım görünmesin diye.
Yaşlı gözlerle karşıladım aşkı,
Ağlarken gözyaşlarım bilinmesin diye…
Hanımeli kokulu bahar akşamlarında
Şiirler yazdım seher yeli hafifliğinde,
Masallar anlatacağım sana bu akşam,
Lafonten’den değil, biraz yaşamdan,
Biraz benden…
Kiraz küfü zamanlarımda yaşanmış,
Kapalı kalmış uzun zaman gönül koridorlarında,
Ağlamaklı geçmiş çocukluğumun,
Sabah güne uyandığında
Günaydın diyecek insanın olmalı yanında,
Günün aydınlığını gözlerinde göreceğin
Ve gün boyu,
Yanındayken bile özleyeceğin.
Yastığıma kokun sinmiş bebeğim,
Bir tel saçın düşmüş öpüp uyudum.
Köşemdeki resmin Kıblem oldu can,
Sevgini mabedim yapıp uyudum.
O çocuk bakışın hayalimde hep,
Gayrı bizim elin soldu gülleri,
Sustu bülbülleri, esmez yelleri,
Mevlam mekan etti gurbet elleri,
Artık bir meçhule düştü yolumuz...
Gelinin kınası elinden uçtu,
Yazgımız bu gülüm hasret bize şart
Özlemeden aşkı anlayamadık,
Kurudu pınarı gözlerimizin,
Yürek dolup taştı ağlayamadık…
Bulamadık çare ne sen ne de ben,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!