Fırtınalar esiyor Bodrum sahillerinde,
Yüreğim,
Okyanus ortasında
Dümensiz gemi gibi,
Bir o yana, bir bu yana
Yalpalayıp duruyor.
Bu gece yüreğim hem öksüz, hem yetim,
Sensizlik nöbetlerindeyim
Ellerim buz gibi, sesim titrek
Gözlerim boş bakıyor görüntülere,
Sanki zamanın en tenha yerinde
Bir başıma gibiyim koca dünyada,
Gözlerin ufkumdan kaybolmadan gel,
Seven yüreğimden, hasret taşıyor.
Yürek bu,sev diyor, mantığım unut,
Bu çelişkilerle aklım şaşıyor...
Sevgiyle yaşanan zamanlar güzel,
Sanma ey dost, keyfimden bu yüzümdeki tebessüm,
Sanma ki çileleri, dertleri tükettim birer birer,
Acıyan yüreğimin resmini çizmiyor zaman,
Çarelere çaresiz kaldığımı bilme diye,
Eşlik ediyor dudağım en sevdiğin melodiye...
Gülün goncasını sardığı kadar,
Yağmurun toprağa yağdığı kadar,
Güneşin her sabah doğduğu kadar,
Gönlüme sen doğdun, sen İstanbul'lum...
Ferhat'ın Aslı'ya özlemi gibi,
Neresinden tutsam kırılır dalın,
Uğrunda yanmaya değmezsin dünya.
Saldığın deryada yüzdürmez salın,
Kırılır da başın, eğmezsin dünya…
Yakarsın ateşe seven gönül’ü,
Yine düştü gönlüm uzun yollara,
Çiçekler basmadan taze dallara,
Korkarım mutluluk kaldı fallara,
Arkama bakmadan yürür giderim...
Çeksemde çileyi olmasın tasan,
Ben seni mutlu etmek için doğmuşum be kadın,
Bunu herkes anladı da sen anlayamadın.
Aynalar kırdım
Aramızdaki engelleri yansıtmasın diye,
Geceleri uyumadım
Yaşamadığım günleri senle yaşamak için,
Yaşadığın şehre bir gün gelirsem,
Gözünde yaş ile karşıla beni,
Kırarsam bilmeden senin gönlünü,
Kovala, kırbaçla, taş ile beni...
Mor dağlara mor gölgeler çökmeden,
Çeşm'i cemaline kurban olduğum,
Yadı-ı gurbetlerde koma bu canı,
Tanrım vermiş bana, günahsa günah,
Ben kurban ederim sana bu canı...
Figan eyler şimdi vuslat-ı canım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!