Yaşadığın şehre bir gün gelirsem,
Gözünde yaş ile karşıla beni,
Kırarsam bilmeden senin gönlünü,
Kovala, kırbaçla, taş ile beni...
Mor dağlara mor gölgeler çökmeden,
Ellimizden sonra sardı hevesi,
Tam topa vururken kaçtı havası,
Bu yaşından sonra futbol da nesi,
Sen yine şiire yaslan muradım…
Kimisi şampiyon, kimi lig düşer,
Çeşm'i cemaline kurban olduğum,
Yadı-ı gurbetlerde koma bu canı,
Tanrım vermiş bana, günahsa günah,
Ben kurban ederim sana bu canı...
Figan eyler şimdi vuslat-ı canım,
Bilmem nereden tanıştım seninle
Oynar durursun ha bire benimle
Ateşlere attın benim tenim de
Ben yine de yola devam ettim dost
Herkeslere açtım kalbim yordular
Ben çok sevgiler yaşadım, hepsinde de izim kaldı,
Ayrılıkları bile güzeldi bazan.
Hasretin acımasız hazzını yaşatıyordu,
Ve.. ne duygular açığa vuruyordu şiirler ardından...
Hep ben sevdim, ben verdim en verilmezlerimi,
Nedendir ey deli gönül içimde bu acı, keder,
Kaç yalnızlık bir araya gelse bir mutluluk eder?
Kaç sağanak yağmur siler "ölü aşklar" ın izini,
Kaç kulaçta aşar ruhum bu hasretlik denizini?
Hangi bilinmeyen günün ardında bekler huzur,
Yanlış zamanda gelmişsek dünyaya kimin kusur?
Bu felekten yediğim ilk darbe değil dostum,
Her gece gözyaşımla acılarımı kustum,
Dertler hep akın etti, boynumu büküp sustum,
Suskun gönül isyanda, göklere haykırıyor...
Bazan özlemim oldu, ölüm denilen illet,
Döndüm diyorsun ya, kolay oldu mu
Unutmak aşkımı, şarkılarımı,
Seviştim diyorsun şiirlerimle,
Özgür bıraktın mı martılarımı...
Renkler ve çiçekler birer armoni,
Sevmek zor zanaat, yanar hep yürek,
Koşamayan ata arpa ne gerek,
İstedik ki bu gün hatırın sorak,
Yüzünü dönüp de gitme be dostum...
Ardımda bıraktım ışıklı bir iz,
Günler mi tükenir, yoksa ömür mü,
İçimde hüzünler yaşıyor gülüm,
Söyle sevgi denen duygu ölür mü,
Hasret nehirlerim taşıyor gülüm...
Ne başımız oldu, ne de sonumuz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!