Alsancak’tayım,iskele karşısında,
Tanıdık bir mekanda oturuyorum,
Şarkılar mırıldanıyor dudaklarım,
Elimde çayım, elimde kalem
Senden uzakta da olsam
yüreğimde sen…
Bilir misin gülüm neden hep acılar çekerim,
Çünkü dünya bahçesine hep sevgiler ekerim.
Saklamam hiç bir sırrımı dost bildiğim insandan,
Bu yüzden boşa gitti hep bunca yıl emeklerim...
Sel gidince kum kalır, kumdan kaleler olur,
Tanıyamam hiç kendimi, bana neler yaptın söyle,
Mutluluğu ömür boyu özlemişim gülüm böyle,
Tükendi tüm gençliğimiz, vefasızlarla, çileyle,
Artık bütün şarkılarım, sözlerim sevgi pınarı...
Çiçeğimde polen gibi, bembeyaz kardelen gibi,
Yeminim var sevmemeye kimseyi,
Perişan olmuşum gülemiyorum.
Zulmeden sen misin, kaderim midir,
Şu geçen yıllar mı bilemiyorum...
Kırdım kadehleri attım elimden,
Büyük aşklar acısız ölümdür gülüm,
Morfin etkisi yapar yüreğinde sevda
Darmadağındır düşlerin,
Toplasan olmaz, çıkarsan olmaz
Ne yana dönsen sancılar sarar başını,
Taş olur yastığın her yalnız gecede
Yaşama sevinçler katıp benimle,
Şimdi uzaklara el olup gitme.
Yüreğimi sök de al ellerine,
Yaşlı gözlerimden sel olup gitme…
Sevda bülbülümüz son baharımda,
Terketti şimdi bak tüm sevdiklerim,
Ben de bu şehirden çeker giderim.
Vefasızlık adet oldu bu çağda,
Hasreti koluma takar giderim...
Yazık, gönül bağım bak oldu talan,
Dayan ey dizlerim, bunca yol aştık,
Yokuşun başında bırakma beni.
Kulların ömrümü yakıp gitti hep,
Tanrım huzurunda sen yakma beni...
Şu gurbet öldürdü seven yanımı,
Denizi görünce beni anarsan,
Ufuktaki Turnalardan sor beni,
Sevda dolu kıvılcımlar çakıyor,
Bakışların ne hallere kor beni...
Vadideki Zambak, kırdaki çiçek,
Veda edeceksen sessiz sedasız,
Son defa yüzüme bakıp öyle git,
Son bir buse bile istemem senden,
Kalbimi yerinden söküp öyle git...
Hiç sorma hatırın kırdım mı diye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!