Gökyüzünden yıldız topladım geldim,
Saçlarına döktüm gecelerinde.
Dudağımdan çıkan her kelimenin,
Sen vardın içinde, hecelerinde…
Yakamozlar yansıttım gözlerine,
Şimdi,
Tam akşamın şu saatinde,
Yüreğimin tam ortasında bir sızı sebepsiz,
Kelimelerim kayboluyor suskun dudağımda
Zamanın zehrini soluyorum.
Ne zaman sevse yüreğim deli-deli
Koca bir ömrü feda ettik de sevgi diye,
Şimdi hasretler kaldı aşktan bize hediye.
Ne yardan vefa gördük, ne kaderden gülmüşüz,
Yalnızlıksa son rütbe, bunca çaba ne diye…
Gurbet nemize derdik, nice yollara düştük,
Seninle biz rüyalarda tanıştık, düş yaşarız,
Allah’ımın lütfusun sen, her engeli aşarız,
Yeni doğmuş çocuk kadar tertemiz yüreğin var,
Meleklerin kanadında mutluluğa koşarız…
Diyorsun ki, korkuyorum, sevme beni bu kadar,
Sevdiğini methetmek ne gerektir,
Sevdiğini adam gibi sev yeter.
Bir kaşık aş nerden olsa bulunur,
Ömür boyu yüreğini ver yeter…
Ayrı kaldığım gün akşam zor olur,
Sayısız nimetler sunarsın bize,
Bakmadan bin türlü günahımıza,
Muhtaç etme Namert ve Vicdansıza,
Esirge ya Rabbi, ya Rasulallah...
Kimini sınarsın çile kederle,
Haline şükret ki huzur bulasın,
Acıları oğul diye sar gönül.
Dünya denen yer koca bir alem de,
Sevgiye hasret yüreğe dar gönül...
Tüm çileler biter yollar aşılır,
Kelimeler yetersiz, cümleler durgun gülüm,
Dokunsalar ağlarım, yüreğim vurgun gülüm,
İçimdeki baharlar, kışlara sürgün gülüm;
Gözümde gölgelere ay doğmuyor geceler,
O sevgilinin yer hiç dolmuyor geceler…
Veda ettim hülyalara, düşlere,
Aklım ermez başa gelen işlere,
Bahar bitti, ömür erdi kışlara,
Ben sustum kalemim, sen yaz halimi...
Gül açılan bağlarımı ot bastı,
Sevgini kalbine öyle kazı ki,
Değer bilmeyenler yıpratamasın,
Sevgine öyle bir cennet yarat ki,
Sevgiliden başkası varamasın.
Nakış-nakış işle zaman içinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!