Sen kendi elinle verdiğin zehrin,
Şimdi dermanını dileyemezsin,
Ağrı'nın bitmeyen gecelerinde,
Neler çektiğimi ne bileceksin...
Bir dilim ekmeğe bir damla suya,
Bazan ummadığın kişi, can olur can’dan içeri,
Bazan canın verdiklerin; bir bakmaz camdan içeri.
Kimi sorar nedir işin, kimi sorar var mı aşın,
Dağ gibi dumanlı başın, gün girmez senden içeri…
Boş laf ile torba dolmaz, elden gelen öğün olmaz,
Öldürdün, yaşarken sevda kuşumu,
Yaşattın baharda kara kışımı,
Melek sanmıştım ben o bakışını,
Vefasız kolların bomboş kalacak…
Yazdığım şarkılar küstü dilime,
Herkesi gönülden dostundur sanma,
Postunu pazara serer de gider.
Açma yüreğinin tüm sırlarını,
Seni can evinden vurar da gider...
Ummana yayılır, şöhretin, şanın,
Mutluluk küçük bir kuş avucunda,
Sevdaysa tam gagasının ucunda,
Ürkütmeden sevmeyi başarırsan,
Sana bırakacak onu uçunca…
Dostluk bir çiçeğin tomurcuk hali,
Aklında tut unutma suya yazılmaz yazı,
Dilinden anlamazsan aşığa sor sen sazı,
Nedir bu yaz gününde bu zemheri ayazı,
Kalem tutmuyor elim yürek midir üşüyen?
Ufukta görünmezken ne sis ne de bir bulut,
Kadını erkeği yok dost denilen varlığın,
Hepsi birer halkası zincirin, uygarlığın,
Varsın duman bürürsün düzün, ovan, dağlığın,
Gönül derdine ilâç dost elinden bulunur...
Kimi karıştırsa da saman ile sapını,
Dost ararsın gönül, dostu bilmezsin,
Bizi bu cihana yaratandır DOST,
Nice nimetler var, şükür bilmezsen,
Bir lokma ekmeği aratandır DOST…
Kader, çile diye etme isyanı,
Bu günün ışıkları aralanırken sisten,
Hangi gönül ayrıdır, güzel dostlarım sizden,
Dev bir çiçek bahçesi olacak hepinizden;
Tomurcuklar açacak gönüllerin içinde,
Mevla’yı sevdik elbet, sizler başka biçimde…
Kar yağar toprağın rengi aklanır,
Altında tazecik canlar saklanır,
Bahar gelsin güneş açsın beklenir,
Çetin geçeceğe benzer bu kışta...
Rüzgar şarkı söyler uçuşur karlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!