Gönül toy bir ata binmiş dizginsiz,
Nerede dur desem, koşar da koşar.
Sanki gökten yağar sevgi incisi,
Önüne gelene saçar da saçar…
Kim biliyor kıymetini kadrini,
Derinlere dalma ey deli gönül,
Aklın zayedersin Mecnunlar gibi,
Ömrünü geçirdin sevda yolunda,
Şimdi kafestesin bezginler gibi…
Hercai günleri tez bitirdin tez,
Fidanken dalımdan inmezdi kuşlar,
Küsersem boynunu eğerdi başlar,
Kocadık, akarken gözümden yaşlar,
Silecek bir ele hasretim gönül…
Uzardı geceler olmazdı sabah,
Bakma benim böyle suskun halime,
Bülbül iken sus-pus olmuş dil benim.
Zaman oldu isyan ettim Mevla'ya,
Ömür boyu ceza yemiş kul benim...
Dostlarım düşmana hasret ettiler,
Aşk için şu gafil ömrü harcadın,
Ben bunu yanına koyamam gönül.
Sevgimi oyuncak sanan kimseyi
Alnımdaki terim sayamam gönül…
Alın teri dedim, emektir emek,
Bakarken gökteki Güneşe, Aya,
Sevda ülkesinde kalmışız yaya,
Seviyorsan haykır bütün dünyaya,
Seven unutulmaz, hatırla beni...
Gözlerim asılı kalmış düşlere,
Uslanmıyor şu gönlüm, kendi düşüyor derde,
Kendi derdine derman oluyor her seferde,
Aşkla yaratmış Mevla’m, ne varsa gökte, yerde;
Gözlerinin içine baktığım kadar varsın,
Ben sevdayı sevmişim, sen sadece rüzgârsın…
İçimdeki bomboş düşüncelerle, bahtım gibi kara şu gecelerde
Bazen tenhalarda, bazen her yerde, erkeklerde ağlar unutma dostum.
Uzattım elimi tutan olmadı, sen gittin içimde umut kalmadı,
Tanrım şu çileli ömrüm dolmadı, erkelerde ağlar utanma dostum...
Hani ben güneşin, mehtabın idim, her türlü derdine ilacın idim,
Ben sensiz de yaşarım, resminle her an seni,
Burada mevsim hep yaz, özlüyor bu can seni,
İnsan var ki, melektir, zor çözer insan seni,
Böyle yaratmış demek, yüce Yaradan seni…
Lezzet aldı bu gönül muhabbete aldanıp,
Seni sevdiğimi söylediğim an,
Yüzüme bak, eğme başın sevdiğim.
Benim için dünyalara bedeldir,
Ceylan gözler, hilal kaşın sevdiğim…
Hüzünlü gölgeler çöküp yüzüne,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!