Derinlere dalma ey deli gönül,
Aklın zayedersin Mecnunlar gibi,
Ömrünü geçirdin sevda yolunda,
Şimdi kafestesin bezginler gibi…
Hercai günleri tez bitirdin tez,
Fidanken dalımdan inmezdi kuşlar,
Küsersem boynunu eğerdi başlar,
Kocadık, akarken gözümden yaşlar,
Silecek bir ele hasretim gönül…
Uzardı geceler olmazdı sabah,
Bakma benim böyle suskun halime,
Bülbül iken sus-pus olmuş dil benim.
Zaman oldu isyan ettim Mevla'ya,
Ömür boyu ceza yemiş kul benim...
Dostlarım düşmana hasret ettiler,
Aşk için şu gafil ömrü harcadın,
Ben bunu yanına koyamam gönül.
Sevgimi oyuncak sanan kimseyi
Alnımdaki terim sayamam gönül…
Alın teri dedim, emektir emek,
Yaşadığım şehre yolun düşerse,
Kapımı çalmadan gitme ne olur.
Aşkın yüreğimde en içli beste,
Sazlarım susmadan gitme ne olur...
Unutmuşsan bile sokak kapımı,
Nerelerdeydin bunca yıl,Kayboldum hayatın girdaplarında sensiz,
Erguvan çiçeklerim teslim oldu sarılara,
Vakitsiz göçler yaşadı sevdalı yüreğim,
İsimsiz, kimliksiz, sensiz akıp gitti gençliğim...
Ne vurgunlar yedi sevdam da, boyun eğmedim kadere...
Kalbimde saklıyken tüm duygularım,
Mutluydum inan ki sen olmasaydın,
Ne aşk, ne hasreti tatmamıştım ben,
Gözümden gönlüme sen dolmasaydın...
Yanmazdı gönlümde sönmeyen ateş,
Dostluğumu iki pula satanın da avradını,
Pişmiş aşıma soğuk su katanın da avradını…
Kime etmişiz eziyet, namertlik değil meziyet,
Çıkar elbet gerçek niyet, batanın ta avradını…
Kapımızda çul hasırı, çalıp ta yiyen mısırı,
Senin için dökülen gözyaşımla yazılan,
Bu aşkın öyküsünü bir de benden dinle dost.
Gündüzlere sığamam, gecelerim hep ziyan,
Benim gibi ah çekip için yansın, inle dost...
Sevdanın doğasına ters düştük ikimiz de,
Yüreğim sevgine müebbet mahkum,
Bir an yok ki aşkım sensiz olduğum,
Bundandır canıma cansın bildiğim,
Gidersen, yıldızım kayar geceler...
Şahin olsam gök kubbede dolansam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!