Sürgüne aşk mı dayanır
İhbarnamelerden korkarım, ömrüm mülteci
Sebebi feryadım
Penceremdeki yalnızlık…
Ocağı açık, gömleği ütüde bırakmak gibi
H ani aşkın;
Ü rperten sıcaklığı nerede
L azım olan o sıcaklık şimdi bana
Y anlızlığın doldurduğu kuytu köseleri mesken etmiş
A ğlamaktayım ben.
Ne güzel seni hatırlamak yokluğunda
Yırtık şiirlerde anımsamak sen olanı
Yargılata bilmek gidisindeki sükûneti...
Ben de biliyordum
Nehir yataklarında ki kumun ardında kalacağını
Bir yanımda akşam
Sol ellimde ateş
Yüreğimde kor
Ve deprem içimde
Nuh bile görmedi böyle tufan
Mikâil’i usandırdı içimdeki fırtınan
Umutsuzsun ulan sen
Dikmişin gözlerini şehrin neon ışıklarına
Üzerinde en pahalı elbiseler
Arka cebinde bir amerikan sigarası
Bir birahanede Burak mısın yüreğini
Uzunca bir gece sonunda
Yıldızlar kafasına sıkar gider bir anda
Boşalır gökyüzü
Sabah oldu sanıverirsin
Daha akşamın kör ayazındasın…
Ah Mücella, Mücella
Varan I; Çalmak
Ne güzel şeymiş Nazım’la anılmak
Attila İlhan’la aynı cümlede var olmak…
Okuyan biliyor imgelerin kökünü
Nehirler gibi aktığını kalemime
Bazen sıkıldım yanında
Bazen mey havasında demlendik
Şehrin kenar sokaklarında
Fısıltı gazetesinde manşettik
Kimse tanımadı bizi
Kimse hatırlamaz…
Kapında ıslak bir sabah
Bugün güneş yine yorgun doğacak
İzmir’e hun balı bir yağmur yağacak
Sanki hiç ıslamadık seninle
Spiral merdivenlerin altında sevişerek
Yani bu ilk yağmurumuz olmayacak
Pazartesi;
Şair Eşref bulvarında gördüm onu
Saçları yarı beline kadar akmış
Siyah bir hırkası vardı
Ben Nisan Buse adını verdim
Bir yandan yağmur olup ağlıyordu
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!