Sarı Ahmet; voltası biçimsiz
85’e merdiven dayamış…
Gözleri fen fecir oynar
Bin türlü musibet var başında…
Birde Haliç’in gürültüsü
Sarı Ahmet bu konağa geleli üç yıl olmuş…
İyi gördüm seni
Yağmur müh telası
Göz kapakların haddinden fazla sarı
İyi gördüm seni
Yağmur müh telası
Bu sene Sonbahar haddinden fazla sarı
Demir parmaklıkların ardından
Hayata bakışım geldi aklıma
Sen düştün bilmediğim bir neden aklıma
Ayaklarım ıslak
Çamurlu sokaklarda top oynayışım geldi aklıma
Ben geceye dönük bir yüzüm
Koparıp not aldığım sayfaları günlükten
Seksenlerden alevlendirip baharı
Kaç isim dökülür dudaklardan…
Kimi kordonun buğusunda bir simit
Kimi bir güvencin özgürlük gibi beyaz
Kimi Gang’ın üzerinden inen fosforlu bir melek
Özlem gözlerinde ne var
Beni nerde bulacaksın
Kayboldum
Şiirlerde şarkılarda
Seni arar oldum
Gözlerine muhtacım…
Ellerini çek;
Utanmaz hain insan!
Çek ellerini bayrağımdan!
Ben seni gibi yalanlarla çekmedim o bayrağı gökyüzüne!
Boydan boya Anadolu’ya kan döktüm
Çanakkale’de binlerce şahit verdim
I.
Sarı ibikli çalı kuşları
Şeftali ağacının dalında konuk
Rüzgâr esse göçecekler…
Ne zaman oldu
Sesin gelmedi
Ne zamandır
Hastayım, duydun mu?
Kimi sigaradan der
Kimi alkolden
Haydi, Osman iş bulalım,
Cebimize para koyalım
Bir yanımıza sarısın, öbürüne esmer takalım
Bar pavyon göbek atalım
Altımıza en azından bir şahin çekelim
Tozu dumanı alıp kordona inelim
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!