Beyaz bir güvencin sal benim için
Militanist olsun
Birer söğüt yapağı gibi dökülsün şehrin ışıkları
Seninle insanlara türküler söyleyelim…
Kızıl devin dağına
Yoksa bu şehir üstüme çökecek
Yıkı hanlar
Ve
Kaldırımlar
Rıhtım ve martılar
Çiğnemeden abanoz sokak kalıntılarını dişlerimin arasından
Ukrayna’da bir şehir
Bir şehir
Bir şehir ölü bulundu…
Radyoaktif bulutların öldürdüğü bir şehirdi…
O şehrin adı Pripyat
Gidiyorum
Çünkü adım eylül
Çünkü kimse durmuyor duraklar boş
Çünkü yağmurlarım bitmiş
Kış dayanmış kapıma
Çünkü çünkü süz yaşıyorum
“Bir eylül sabahı uyanıp
Deli gibi sabahı içine çekmeye hazırlandığın vakit
Sol yanında bir şancı bulacaksın
Ve adına benim adımı vereceksin…
Çünkü benim zamanım bitmiş olacak…”
Yüreğinde bir gül açtı
Çiğ damlası olup ağladık
Ellerinde buğday kokusu
Gözlerimiz harman telaşında uğurladık…
Sana kırmızı pabuçlar aldım
Bir kalemim olmalı
Yazmalıyım seni, mavi ve beyaz ve fiyonklu harflerle Addaros
O haziran sabahıydı bir cinayet işlerdi kadının biri
M'Sila’da utancın duvarları yıkıldı
Yedisinde bir çocuğun üzerine…
Ve rüzgârın ağırlığından
Çerçeveletip asmalı gözlerini duvara
Gözlerin hiç kaybolmamalı...
Kentin soğuk akşamlarında ısıtmalı beni
Ağladığında sarılmalıyım gözlerine
En azından gözlerini bırakmalısın
Yazma dedin beni sayfalara
Düşürme Şiilerine
Pus olmak istemiyorum gözlerinde
Ağlama yazarken beni ağlama
Şimdi benim bütün şiirlerim yasak
Her şiirim İzmir’i anlatır
İstanbul’da Bir Düş Gördüm…
Bazen insan;
Dokunmak istiyor duvardaki resimlere
Duymak istiyor sesini
Bir tütün gibi sindirmek istiyor kokunu…
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!