İnatçı yıldızlar gibi göğün kulelerine
Ne varsa derin karıkların içende
Bulut yağmur gün
Sürgün oldular birlikte
Gel görmeye kirazlarının iklim suyunu
Yerli yersiz üşümeler gözlerinden
Yun'un bulutlarından firar puslu camların ardında
Henüz geldim daha bir o kadar nefret ediyorum senden Okinowa
Kur hadi ocak yerini
Gideceğim bir alev çakıp sana
Son parçamı koyup koynuma
[ Bu yağmur başka yağmur
Bu şehir bilmez
Benim kasketim hep yalnız ıslanırdı
Şimdi bir kasket daha var
benimkinin
—yanında-
Hani var ya çocuk olmak gibi
Özlüyor musun halen beni
Sendemi üzgünsün şimdi
Aynı eskisi gibi
O ufacık elerini
Islattın gene dimi
Koysam Salı pazarında sergilere
Tufanda, hormonsuz, seçmece
Yâda bağışlasam bayram sabahlarında
Yardım derneklerine
Türk Hava Kurumuna deri niyetine
Kundaklasam çocuk gibi
Ve İnsan
İniyor Kana bombalarla hayatın sıcak aynasından
Bir binanın üzerine…
O binada insanlar var
Yıkık dökük tozlu bir ölüm karşılıyor çocukları
Ama yapmayın diyor tanrı
O daha sekizinci ayında
Üzerinde yakalı tipi işçi bir penye
Gri üzerine siyah çizgili
Cebinde bir emekçi sigarası
Not almak da bir kaç parça kâğıt
“Yerli malı – yurdun malı
Herkes onu kullanmalı…”
İhanettir dedi İzmirli
Varken elide enerji
Alıp getirmek ecnebiden
Galata’yı anlatma bana
Görmedim Galata’yı ben
Ah Nurcan
Ben seni seyrediyordum…
Galata’da iken…
İste sen…
10.18 geçiyor saat
Balık ekmek yapıyor bir adam
Bir adam denizden olta çekiyor
Bin adam yürüyor Eminönü’nde
Bir adam kasketli ve bıyıklı her zaman ki gibi
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!