Zindanlarda ben uyurdum
Mekteplerde
Sokaklarda
Karakollarda
Kimi polisten kaçarken hür adımlarla
Sesinden tanıdığım
Beni sağlığımda bilen biri anlatıyor:
Bir sabah uyanmışım
Gelmiş seni rutubetli odanda bulamamışım
Masanın üstünde yarım kalmış çayın
Aceleyle çıkmış dönecekmişsin
Geri dönmemek aklının ucundan geçmemiş
Ben henüz yetişmemiş olsam
Seni uzaktan tanırım
Fazlasıyla havalı
Bizim buralı değil derim
Fiyakamı umursamam
Birine yanıksın
Şu kirli kalabalığın yanından geçip gitmekti
Gözlerini hatırlamak
Her yokuştan sonra elbet düze çıkmak
Nefes nefese şükretmek
Artan suç oranlarına misillemeydi
...
Hesaplarıma göre kaç gün var
Aynı çukura bilmem kaçıncı kez düşmeme
Aşk öyle uğruna ölünecek şey değil
Yaşamak için de fazla müsait değil
Şu hayatta önceliklerimiz olmalı
Hele olmazsa kısmet der geçeriz
Sahip çık gözlerine
Yitirdik güzel olan çoğu şeyi
Şimdi ben çirkin
Sen çirkin
Dünyamız çirkin
Gözlerin ilk günkü gibi
Zemmetme sevda ehliyim
Bütün güzel şeylere açılan dehlizlerin sakiniyim
Seni görende bir meydanın son kez efendisiyim
Salya balta celladın mesaisiyim
Asılırım bütün sevdaların ibretiyim
Umarsızca akıp giden zaman
Soluksuz yetişme uğraşında akreple yelkovan
Takvim yapraklarında belirginleşen koşar adımlar
Açık alanda can havliyle bir ceylan
Ceylanın peşine takılan doymak bilmeyen bir aslan
Sen yavaşla veya hızlan
Kar yağıyor kente
Odalar buz
Dolaplar bomboş
Elektrik kaç zamandır kesik
İcra memurları kapıda
Ayaklarımı uzatıp
(Habil, Kabil ve Sevgilim)
Çocukları öldürüyorlar bu dünyada sevgilim
Bu dünyada sevgilim
Çocukları öldürüyorlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!