Sen beklemenin ne demek olduğunu bilir misin
Bir mesaj sesine kalbini kaptırdın mı hiç
Gece boyunca dönüp duran düşüncelerle
Sabahı yorgun karşıladın mı
Bir insanın yokluğunu
Bir odanın içindeki sessizlikten tanıdın mı
Bu gece yine kapıyı yavaşça kapattım,
sanki içeride uyuyan biri varmış gibi.
Oysa evde benden başka kimse yoktu;
duvarlar, bir masa, yarım kalmış bir çay
Gece artık bir gölge değil üzerimde,
Bir sığınak, bir kucak gibi
Karanlığında kaybolmadım bu kez
İçinde kendimi buldum sessizce.
Yıldızlar konuşmaz, biliyorum
geceden selam sana senyorita
bir sigara dumanı gibi yavaşça
süzülüyor adın içime
ve her iç çekişimde biraz daha çoğalıyorsun
geceden selam sana senyorita
Gece yine geldi,
Adını anmadan, adım adım sokuldu içime.
Penceremde değil, ruhumun kıyısında bekliyor
Karanlık, bu kez dışarıda değil, bende.
Uyumak istemiyorum artık,
Gecenin üçü...
saat, duvarla göz göze gelmiş
benimle alay ediyor sanki.
Bir yıldız kaymıyor,
bir umut geçmiyor içimden.
gece yarısı,
sokak lambaları bana bakmayı unutmuş
asfalt, yorgun bir uykunun içinde
adımlarım, boş bir defterin kenar çizgileri gibi düzensiz
her adımda senden uzaklaştığımı biliyorum
Gece, yine geldin
Omzuma bir düşünce gibi dokundun
Yorganımı değil, içimi örttün bu defa
Ne saklıyorsun karanlığında bana?
Sana söyleyecek çok şeyim var,
Gece, bu kez senden korkmuyorum
Karanlığın üstüme yürürken
Ben de sana yürüdüm
Çünkü artık kaçacak hiçbir yerim kalmadı.
Biliyorum,
Sen benim geç kalmışlığımsın
Adını koyamadığım bir sızı
Bir sokak lambasının altında
Üşüyen eski bir akşam gibi
Dokunsam da dağılacak kadar uzak
Baksam içime çökecek kadar tanıdık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!