Gece, bu kez senden korkmuyorum
Karanlığın üstüme yürürken
Ben de sana yürüdüm
Çünkü artık kaçacak hiçbir yerim kalmadı.
Biliyorum,
hiç gelmedi…
bir mevsim gibi söz verdiği,
bir bahar gibi geçip gitti zamanı
ve ben…
bir ömrü pencere kenarında tükettim.
Gelseydin…
Şehir, yağmurun ağır adımlarında
böylesine yalnız kalmazdı.
Kaldırımlar, senin ayak izlerini taşımak için
bu kadar sabırlı beklemezdi yıllardır.
Kapının kapanma sesi hâlâ evin içinde dolanıyor,
perdeler yerinden kıpırdamıyor
ama rüzgâr yok,
yalnızca yokluğun ağır nefesi var odalarda.
Senin bıraktığın fincan
Giderken sessizdi,
Ne bir veda, ne bir bakış bıraktı.
Ben hâlâ oradaydım, olduğu yerde zamanın,
Oysa o çoktan geçmişti benden.
Bir fincan soğuk kahve gibi kaldı anılar,
Bir veda cümlesi çınladı içimde,
Sesin, duvarlara çarpıp döndü geri.
Bir boşluk kaldı ardında sadece,
Ne adın, ne yüzün… sadece sessizliği.
Penceremden baktığım her sabah,
Gidiyorum, Ama Kalarak"
Affet,
Bu gece kalbimi susturmaya çalıştım.
Sesin çınlıyordu hâlâ odamın duvarlarında
Gözlerin…
Ben senden gitmedim,
Sadece kaldığın yerde duramadım artık.
Bir yolun ortasında,
Adını kalbime sarıp yürümek zorunda kaldım.
Gözlerine veda edemedim,
gitmem gerek…
çünkü sustukça eksiliyorum içimde
ne bir selamın kaldı ne bir sitemin
yalnızlık bile seni arıyor gecemde
gitmem gerek…
Bir sabah, aynaya baktın dalgın,
Saçında bir tel, geceden kalma bir düşünce.
Tanıdık geldi kendine bakışların…
O bakan ben değildim.
Bir kafede oturuyordun tek başına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!