Gece artık bir gölge değil üzerimde,
Bir sığınak, bir kucak gibi
Karanlığında kaybolmadım bu kez
İçinde kendimi buldum sessizce.
Yıldızlar konuşmaz, biliyorum
geceden selam sana senyorita
bir sigara dumanı gibi yavaşça
süzülüyor adın içime
ve her iç çekişimde biraz daha çoğalıyorsun
geceden selam sana senyorita
Gece yine geldi,
Adını anmadan, adım adım sokuldu içime.
Penceremde değil, ruhumun kıyısında bekliyor
Karanlık, bu kez dışarıda değil, bende.
Uyumak istemiyorum artık,
Gecenin üçü...
saat, duvarla göz göze gelmiş
benimle alay ediyor sanki.
Bir yıldız kaymıyor,
bir umut geçmiyor içimden.
gece yarısı,
sokak lambaları bana bakmayı unutmuş
asfalt, yorgun bir uykunun içinde
adımlarım, boş bir defterin kenar çizgileri gibi düzensiz
her adımda senden uzaklaştığımı biliyorum
Gece, yine geldin
Omzuma bir düşünce gibi dokundun
Yorganımı değil, içimi örttün bu defa
Ne saklıyorsun karanlığında bana?
Sana söyleyecek çok şeyim var,
Gece, bu kez senden korkmuyorum
Karanlığın üstüme yürürken
Ben de sana yürüdüm
Çünkü artık kaçacak hiçbir yerim kalmadı.
Biliyorum,
hiç gelmedi…
bir mevsim gibi söz verdiği,
bir bahar gibi geçip gitti zamanı
ve ben…
bir ömrü pencere kenarında tükettim.
Gelseydin…
Şehir, yağmurun ağır adımlarında
böylesine yalnız kalmazdı.
Kaldırımlar, senin ayak izlerini taşımak için
bu kadar sabırlı beklemezdi yıllardır.
Kapının kapanma sesi hâlâ evin içinde dolanıyor,
perdeler yerinden kıpırdamıyor
ama rüzgâr yok,
yalnızca yokluğun ağır nefesi var odalarda.
Senin bıraktığın fincan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!