herkes geçti içimden
adını bile hatırlamadığım yüzler
bir geldi, bir gitti
bir gülümsedi, bir sustu
ama sen…
sen hiç gitmedin
bir yerde dövdüler beni / tam hatırlamıyorum
galiba karanlık bir sokaktı / ya da içim kararmıştı önce
sigaramı yarıda bırakmıştım / sesim çatallaşmıştı
gömleğim inceydi / kalbimse biraz kalın
üç kişi miydiler beş mi / sustalı mıydı elleri
Bitti bu şiir…
Kelimeler, senin adını taşıyamayacak kadar yorgun artık.
Her mısra, sessizliğine çarparak geri dönüyor bana.
Bitti…
Devamı, aynı geceyi tekrar tekrar anlatmaktan ibaret.
Bir zamanlar senle taşan kalbim
Şimdi bomboş, ıssız bir yer
Ne sevda geçiyor içinden artık
Ne de kırgınlık, ne de bekleyişler
Gidişin yankılanmıyor duvarlarımda
bu akşam içimde paslı bir liman var
martılar susmuş, deniz çekilmiş sanki
bir nişan haberi düştü karanlığıma
adını söylemeye dilim varmıyor
yıllardır cebimde taşıdığım fotoğraf
bu akşam içimde paslı bir liman var
martılar susmuş, deniz çekilmiş sanki
bir nişan haberi düştü karanlığıma
adını söylemeye dilim varmıyor
yıllardır cebimde taşıdığım fotoğraf
bu akşam içimde paslı bir liman var
martılar susmuş, deniz çekilmiş sanki
bir nişan haberi düştü karanlığıma
adını söylemeye dilim varmıyor
yıllardır cebimde taşıdığım fotoğraf
bu sen misin
göz göze gelince sustuğum
adını her duyduğumda
göğsümde bir sızıyla durduğum
bu sen misin
Her sabah aynı masanın başında
aynı kahveyi içiyorum,
ama fincanda duran bu eller
benim ellerim değil.
Aynaya yaklaşıyorum;
çocukluğumsun senyorita
ilk kalbim, ilk sükûtum
adını telaffuz edemezdim o zamanlar
şimdi susarak yaşıyorum içimde
elimi ilk sana uzatmıştım hatırlıyor musun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!