unutma beni senyorita
bir akşam çayı gibi geldim sana
koyu, sıcak ve biraz yorgun
ama her yudumda daha da içten
bir gülüşünde kayboldum ben
unutma beni senyorita
sana hiç gelmedim belki
ama her gece pencerende
içime çöken bir gökyüzüyle sustum
unutma beni senyorita
Şu an o uyuyor,
Belki bir rüyanın en güzel yerinde.
Ben mi?
Uyuyamıyorum… çünkü rüyamda bile o var.
Gözlerimi kapatsam,
Seni sevdim…
Ama hiçbir yol seni bana getirmedi.
Dua oldun, dilek oldun, iç çekiş oldun…
Ama hiç gerçek olmadın.
Ben sana her gün biraz daha yaklaştım,
Sevdim…
İnkarı olmayan, iz bırakan bir sevdaydı bu.
Bir tebessümüne ömrümü adayacak kadar,
Bir susuşuna gecelerce ağlayacak kadar çok…
Bekledim,
bu satırları okuyan,
belki de beni hiç tanımadı.
belki bir akşamüstü otobüste yan yana oturduk,
belki pazarda aynı tezgâhtan domates aldık,
ya da hiç karşılaşmadık.
Yağmur yağıyordu,
Sen titriyordun…
Ellerin soğuktu,
Ama bakışlarınla içimi ısıtmıştın o akşam.
Bir adım yaklaştın,
yalnız bir adamım,
yüzümde suskun gecelerin izleri
kimse bilmez içimde kaç bahar soldu
kaç gidişe "kal" diyemedim yıllardır
yalnız bir adamım,
Yalnızım senyorita…
Sokak lambaları bile tanımıyor artık adımlarımı,
gölgem benden önce dönüyor eve,
penceremde ışık yok,
kapımın eşiğinde bekleyen kimse yok.
Birlikte kurduğumuz sessizliği bile alıp gittin,
Beni, o sessizliğin tam ortasında bıraktın.
Ne bir iz, ne bir ses…
Sadece yarım kalmış cümlelerle sustum.
Ben seni yüreğimin tam ortasına almıştım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!