Sen yokken…
Zaman yavaşlamıyor,
Durmuyor da.
Sadece,
Acıyı sindire sindire geçiriyor üstümden.
Her saniye,
Sen gittin…
Ve saatler yavaşladı önce,
Dakikalar durdu, saniyeler sustu.
Zaman artık akmıyor bende,
Sadece ağır ağır çürüyor içimde.
Bir gün seni anlatmaya kalkarsam
en çok sustuklarımdan bahsedeceğim.
Çünkü sen yokken
en çok susmak öğrendi beni.
Konuşsam da eksik,
yazsam da yarım kaldı her hece.
senyorita,
zamanın eşiğinde duruyoruz
gölgem, senin omzuna değmeden
akşamın altın rengi çatlaklarına süzülüyor
rüzgâr, kelimelerimizi tanımadan
başka vadilere taşıyor
sana bakmamı isteme
gözlerin, bakışlarımı bozar
ben uzak durdukça
sen tamam olursun
adını fısıldamamı bekleme
Bugün yine konuşmadım kimseyle,
Konuşacak bir "kimse" yoktu zaten.
Duvarlara anlattım içimi,
Cevap gelmedi —
Yalnızlık bile susmuştu bu gece.
Konuşmadığın her gün biraz daha eksiliyorum,
Bir sesinle tamamlanacak gibiyim Pınar…
Bir kelimen, bir “nasılsın” bile
Öyle derin geliyor ki hayalimde.
Biliyor musun,
Gittin…
Ama sesin kaldı duvarlarda,
Her sabah yankılanan bir anı gibi.
Bazen bir fısıltı oluyor,
Bazen uykumdan uyandıran bir çığlık.
sesin rüzgar gibi esiyor
gecenin tam ortasında
pencereme çarpıyor harflerin
ben her gece biraz daha dağılıyorum
unutmadım…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!