Saat camlarında kırılıyor zamanın lağım kokan dişleri,
Bir psikolog tırnağı kazıyor durmadan alnımdaki aslan gölgesini.
"Katıl" diyorlar, "Katıl ki tamamlansın etindeki o noksan ayar."
Oysa bilmiyorlar; katıldıkça eksiliyor insanın göğe bakan dirsekleri.
Ben bu seviciler pazarında, makam ve para gölgeli o bıkkınlıkta,
İçimin katılaşan nehirlerini sundum gaga ucu kurumuş kuşlara.
Sosyolojiyle ruh biliminin o zoraki, o yapışkan çiftleşmesinden,
Doğsa doğsa bir cüce doğar, elinde reçeteyle bekleyen kapıda.
Şimdi bana katılmamaktan bahsedin, o kutsal kopuştan,
Çarkların dişlileri arasına sıkışmayan o muazzam kusurdan.
Bir asil yalnızlık ekelim şakağımızın en kurak sapağına;
Çünkü insan, çekildikçe kurtarır yakasını bu ayarsız gürültüden.
Her olguya bir içtihat gerek diyorsunuz, kronometrik bir bakışla,
Peh! Ben ceketimi ilikledim o lağım farelerinin alaycı ıslığına.
Şifa, o meşhur kürsülerin ötesinde, insanın kendi kuyusunda,
Katılmıyorum azizim; bu kirli dünyanın hiçbir oturumuna.
Kayıt Tarihi : 1.10.2016 21:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!