Mesut Yüksel Şiirleri - Şair Mesut Yüksel

Mesut Yüksel


Milyonlarca yıl önce doğdu
kadim tarihin silinmez izi.

Mağara duvarında çizildi
insanlığın ilk hikâyeleri.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Herkesten daha yalın bir yalnızlıktır benimki.
Kalabalıkların eşiğini aşamadığı,
zamanın diz çöktüğü bir sınır.

Bir ruh arınmasıdır;

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Bir arayış içerisinde geziyorum sokakları.
Bir berduş gibi, avare ve biçareyim.
Beton binalar arasında sıkışmış insanlık.
Gölgeler yabancılaşmış birbirine.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Perilerin yonttuğu bacalar,
ince işçilik misali dizilir sıra sıra;
bir tarla gibi sivrilir kayalar,
göğe uzanan bir dua gibi.

Devamını Oku
Mesut Yüksel

Gün, şafağın eşiğinde doğar burada;
ışık, Karadeniz’in alnına dokunur önce.
Hırçınlığını geride bırakır deniz,
fırtına susar bir an,
ve yaz
çıplak ayakla iner sahile.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Tayfalar dizildi güverteye, bir yazgı gibi yan yana,
Yelkenler fora; rüzgâr, gövdeye eski bir sızıyla dokundu.
Dalgalar denizin isyanını haykırırken boşluğa,
Tek göz, dürbünle deldi ufku; zaman sustu, korsan baktı.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Gün batımında bir martı silüetiyim,
Havada, ağır ağır süzülen.
Göklere karışan bir vapur çığlığıyım,
Yeni güne umut serpiştiren bir ses.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Bilirim:
Kurtuluş, bağlarını koparmak değildir.
Kurtuluş, kendi kaburgalarını yarıp
o içerideki kadim vahşiyi
ellerinle boğmaktır.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Mevsimsel bir iz düşüm
ruhum; dar bir döngünün
halkasında tutsak kalır
sonbaharın soluk sesi.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Kızıl bir gün batımında,
bir kayıkta yol alıyorum.
Suya ateş düşmüş;
kayık kor bir sevdaya yanıyor.

Devamını Oku