Maziye saklayacağız biz bu aşkı
İyiliklerle güzelleşen
Meşe ağacının ağlayışına sığınacağız ikimiz de
Belki hiç bahar gelmeyecek göğümüze
Ama bileceğiz ki, kış daima bizimle
Ayrı yuvaların -ayrı kanatları altında
Sen onu bulduğunda o gün dünyanın nabzı farklı atar
Çünkü o endişesiz bir aşktı senin tahtında
Ve sen aşıktın ona
Küçük bir erkek çocuğunun çoğalmışlığı kadar,aşık.
Meral Meri/ Mavi Masalımın Yeşil kırıntıları
Bir gün biri çıksa karşıma dese ki: Bildiklerini unut
Ya da dese ki: Unutmak için bil
Ne yapardım o zaman; sanırım önce sarsılırdım
Çünkü sanrılarım o denli çok ki
Sonra sonra ona derdim ki: Ölüm nereden başlıyor?
Çünkü ben hiç doğmadım.
Yaşamak kendinle tanışmaktır.
İçinin neye benzediğini bilmeden yaşamak- yaşamak mıdır?
İşte burada başlar ağır tanışmalar,
Kaç damarın niçin gerilmiştir,
Sebebini bilmekten uzağım demek de
Güzel bir beceri olurdu yaşamak için...
Düşünüyorum, öyle uzak şeyleri;
Ağaçları,bulutları,yağmurları...
Ve uzun saçları,ağarmış saçları,uykusuz saçları...
Güya hep aynı kalacaklarmış gibi,
Onları,olmuşları,olacakları, düşünüyorum öyle,
Sanki işim gücüm tükenmiş gibi,öyle yakın şeyleri.
Korkarak yaşıyoruz; korkmalıymışız da...
Bazı ufak akıllar öyle diyor...
Yolda yürürken insan yüzüne bakmanın sırrı olsa bakarsın...ama korku var!
Ne korkusu bu; yaşama alanın daraltılışı -kimce?
İnsanca olmadığı kesin.
Küçülüyoruz,düşürülüyoruz,sefilleşiyoruz; bence korku burada olmalı,
Ölmeden önce yapmak istediğim binlerce şey var.
Ama bizler binler içinde değiliz-
Birler içinde bile değiliz;
Bu yüzdendir ya,
Ölmeden önce yapmak istediğim tek bir şey var, tek bir gün, tek bir sen,
Ne kadar da yalnız o öyle.
Benim duruşum yıkıktır;
İstifimi bozamam,hiçbir sevgiye ve hiçbir kötülüğe.
Canımın istediği bir hikâyeyim ben,
Anlatamam öyle kendimi; sağa -sola zırt pırt.
Ele avuca dökülemem,
Anlaşılır değil,bu hâl...
İki ağacın sırrını çözmek için onun gövdesine bakmak gerekir,
Ama yetmez,özüne bakmak icap eder,ama o da yetmez;
Çünkü bir ağacın sırrının gömüldüğü yer ta köklerine değin iner.
Biliyor musunuz ki; dünyadaki tüm yok edici vukuatlları insanlar yapar
Ama ağaçlar suçlanır?
Çünkü ağaçların fazlası azını -azın da fazlasını öldürmek gibi bir derdi yoktur.
Kendimi hâlâ iyi hissetmiyorum; sanki yas gibi,
Sanki kaza geçirmişim de komaya girmişim gibi,
Ve uyanmışım; ne oluyor bitiyor dünyada der gibi,bakınıyorum öylece size.
Ağlamak gibi...
Ama aslında uyanmadım,ölüyüm aranızda kalmak gibi!




-
Mısırlı Bir Öğrenciyim
Tüm Yorumlarkahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden