Menekşe Gülay Şiirleri - Şair Menekşe Gülay

Menekşe Gülay

Nezaman özlem duysam sana,
içim bir hoş olur yanarcasına,
ruhum şaha kalkar sanki,
bakar kalırım arkandan, sarhoşluğuma..
bitmez bu sevda, çünki sensizliğe borcum,
yokluğundan ise alacağım var.

Devamını Oku
Menekşe Gülay

Bu gece, seni haykırıyorum dünyaya,
Sevdiğimi söylüyorum bütün yıldızlara,
Yalnız benim olduğunu bilmekte güzel,
Doyasıya yaşıyorum sevgini, akşamlarda,
Her an yüreğimde hissediyorum seni,
Batmasın bu dünya bitanem batmasın,

Devamını Oku
Menekşe Gülay

Akşam karanlığı basmak üzereydi. Hava da öyle soğuktu ki.. Hertaraf kar içersindeydi. Neyse ki patika yola uzanan ağaçlar, yola karın yağmasını az da olsa engellemişti. Uzaktan kurtların sesi insanın kulağını tırmalıyordu. İbrahim yürümekten nefes nefese kalmıştı. Köye ulaşmasına bir kilometreden fazla vardı. Git git yol bitmiyordu. Bir de kurtların daha da yakınlaştığını hissediyor korkuyordu. Böyle düşünürken halsiz bir şekilde, ayaklarının neredeyse sürüklendiğini farketti.

Aniden az ilerde birşeyin yattığını gördü. Beyazlarla bütünleşmişti yatan şey. Birden bir korku sardı yüreğini.. Bakmadan geçmeyi düşündü. Ama yapamadı. Ya baygın biriyse, yerde yatan yaşlı bir adamdı. Eğilip adamın yüzünü yarıya kadar kapatan kaşkolunu açtı. Köyden tanıdığı biri değildi. Yetmiş yaşlarında, uzun sakallı bir adamdı. Eğilip soluk alıp almadığına baktı. Adam sanki soluk almıyor gibiydi. Ölmüş bu ya..ölmüş diye düşündü birden. Daha da korku sardı bedenini, titrediğini hissediyordu. Herzaman ölümden ve ölüden korkmuştu. Nedenini bilmiyordu ama bu çocukluğundan beri öyleydi.

Ani kararla yoluna devam etmek için bir iki adım attı. Birden bir hırıltı duydu. Kurt sesi mi bu? Yandım parçalayacaklar beni diye düşünürken, bırakma beni nolur diye adamın sesini duydu. Arkasına döndüğünde alacakaranlıkta adamın kımıldadığını gördü. Geriye dönerek adama eğildi.
-Sen de kimsin amca? Burada yalnız ne arıyorsun?

Devamını Oku
Menekşe Gülay

Köyden kaçırmıştı Fidan`ı İstanbul`da bir yakınının yanında kalıyorlardı. Düşman ailelerin çocukları olmaları, evlenmelerine tek engeldi. Öncelikle inşaatlarda amelelik yapmış gecesini gündüzüne katıp hep çalışmıştı. Belirli bir birikimden sonra boş bir arsaya yaptığı gecekondu, mutluluklarına mutluluk katmıştı. İlk çocukları da yoldaydı. Daha çok çalışmam gerek diye düşünüyordu Cemal.

İstanbul`da ki arkadaşının durumu iyiydi.
-Cemal gel sana bir manav dükkanı açayım sen çalıştır diye teklifte bulundu. Evine yakın bir dükkan tuttular. İşler iyiydi. Bu arada bir de oğlu olmuştu Cemal`in. Sevinci bir değil, iki olmuştu artık. Eşini çok seviyordu. Oğlu da evin altın topu, tek neşesiydi.
-Bugün oğlum ne yaptı annesi? Herzaman sorduğu soruydu.
Fidan`ın yüzünde gülücükler açar bir bir anlatırtı Cemal`e..

Devamını Oku
Menekşe Gülay

Turuncu Okulunun ismi değişmiş, Bir Numara Okulu olmuştu. Çocuklar kendilerine isim takmışlar hababamlar bir numara diye bağırıp duruyorlardı. Nurettin beyin her gün yaptığı yazılılar ise bunaltmıştı hababamları. Bir karar almalı bu yazılılardan kurtulmalılardı. Tüm hababamlar okul çıkışında bir pastenede buluşmaya karar verdiler. Ders zili çalmış hababamlar sınıflarında yerlerini almışlardı. Biraz sonra da Nurettin öğretmen elinde tuttuğu beyaz kâğıtlarla içeri girmişti. Yerine bile oturmadan ilk sıradaki öğrencileri gelmesi için çağırdı. Kardelen, Menekşe, Kadir buraya gelin. Çocuklar hızlı adımlarla öğretmenlerinin yanına geldiler. Elinde ki dosyaları üç öğrenciye pay edip diğer sırada ki çocuklara dağıtmaları için verdi.
-Çocuklar bu dağıttığım kağıtlar da test soruları var. Sınıfın bilgi düzeyini ölçeceğim.
Sınıfta yine bir uğultu ahh lar off lar yükseliyordu.

Kâğıtlar çocuklara dağılmıştı. Ama hababamların yüzü limon yemiş gibi ekşi bir hale gelmişti. Çünkü beş sayfa hepsi sorularla doluydu.
-Öğretmenim yapamayız. Çok bunlar diye hep bir ağızdan isyanlardaydı hababamlar.

Devamını Oku
Menekşe Gülay

Zamansız gölge düşmeyecek sevdama.
Daima seven kadının olacağım hayatında.
Çok şey istemem bebeğim, sev yeter ki.
Tek mutluluğum sensin, bu hayatta.

Yağmur yağarken bütün şiddetiyle,

Devamını Oku
Menekşe Gülay

Bir hüzün vardı yüzünde,
Beni bırakıp giderken sessizce,
El sallaman bile anlamlı,
Yüreğimi deşiyordu ince ince,
Kal desem kalır mıydın benimle,
Işığım olur muydun geceme,

Devamını Oku
Menekşe Gülay

hergün seni severek ölmek,
ne demek bilir misin.
nefesin nefesimdeyken,
özlemi düşünebilir misin
kollarınla sardığında,
sensizliği hissedebilir misin

Devamını Oku
Menekşe Gülay

Sevgiydi sana uzattığım el. Çok düşündün canım, o kadar düşündün ki vazgeçtim artık sen den. Ne bırakıyorsun ne de vazgeçiyorsun. Anlayabilsem ne yapmak istediğini. Bir bilebilsem düşüncelerini. Git diyorum gitmiyorsun. Kal diyorum kalmıyorsun. Beni iki arada bırakıyorsun.

Özleme, hasreteydi verdiğim savaş. Artık ne özlem, ne hasret ben de olacak. Belki de bir nefes alacağım. Bitti diyeceğim.
Yine karşımdasın bitti diyemiyorum işte. İnsan ya yürekten sever, ya da arkasına döner gider. Beklediğin ne? İstediğin ne? benim için ya hep ya da hiç dir. Ya hep benim ol ya da hiç olma yanımda. Git artık bence git.

Sevgi pınarlarını sunmuştum sana içmedin. Gönül bahçemden binbir renkte çiçekler yolladım umursamadın. Kadehlerle aşkımı verdim ellerine, yudumlamadın. Gölgem misin benim? yetmedi mi eziyetin. Daha ne istiyorsun? Ne istiyorsun ben den. Çek git artık yoluna, bırak beni yalnızlığımla. Sensiz hayat daha güzel, mutluyum inan bana.

Devamını Oku
Menekşe Gülay

vazgeçilmeyen bir tutkuyla,
bağlıyım sana.
yüreğimle sesleniyorum
duy artık beni.
bu aşk ölümsüz,
hep sürecek.

Devamını Oku